Nikola Simić
Dimitrije Mita Pantić
Milan 'Lane' Gutović
Srećko Šojić
Rahela Ferari
Mitina majka
Ružica Sokić
Persida Pantić
Irfan Mensur
Profesor 'Japanac'
Lepa Brena
Jelica Sretenović
Podstanarka
Danica Maksimović
Mira Pantić
Nada Vojinović
Melita, Šojićeva sekretarica
Aleksandar Todorović
Saša Pantić
Gojko Baletić
Branko Pantić
Predrag Tasovac
Lekar
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Ford, yolların tozunu attırmaya çalışan bir hız motosikletçisidir. Fakat karşı bir motosiklet çetesinin başı Trey, Ford'u bir gün yolda arkadaşlarıyla kardeşini döverken bulur, şans eseri Ford oradan polis sayesinde kaçar. Sonrasında yine bir gece klübünde Trey'in kardeşi ve Ford karşılaşırlar, o gece Trey'in kardeşi başka bir motorsiklet çetesinin adamları tarafından öldürülür. Ve bu olay yüzünden Trey Ford'u , kardeşini onun öldürdüğünü sanıp aramaya başlar.
"Garsoniyer - The Apartment" büyük bir şirkette çalışan ve yükselmek amacıyla, evini garsoniyer olarak kullanması için patronuna vermekte sakınca görmeyen ve bu arada patronun metreslerinden birine aşık olan adamın komik hikayesini konu alıyor... Sevgisine karşılık bulduğundan emin olamadığı için bir süre sesini çıkarmasa da, her şey olacağına varıyor. Kadının güzelliği aklını başından alıyor ve işini kaybetmek pahasına da olsa mücadele etmeye karar veriyor. Fakat adam, genç kadının kimi sevdiği ile ilgili şüpheleri son adımı atmaktan onu hep alıkoyuyor...
Batı Berlin’de cola firmasında çalışan bir adam, patronunun kızını bir komünistle evlenmekten vazgeçiremezse, işten kovulacaktır... Siyah-beyaz klasik, görüntüleriyle Oscar’a aday gösterildi * Müthiş keyifli bir film, filmin sonunun nasıl geldiğini anlayamayacağınız hızda ilerleyen harika bir senaryo ile tüm bunları birleştiren kusursuz bir kurgu ve yönetime sahip, mutlaka seyredilmesi gereken filmlerden biri. “Bu film resmen Coca Cola reklamı”, “Kapitalist düzene övgü, komünizme yergi” şeklindeki sözlere takılmadan filmi izleyin. Billy Wilder ustanın müthiş mizahlı anlatım dilinin tadına varın.
Pek zeki sayılmayacak taşralı genç Norville Barnes'ın kafasında çocuklar için ideal olduğunu düşündüğü bir oyuncak projesi vardır. Bunu gerçek yapabilme hayalleri içinde büyük şehire gelir ve en alttan işe koyulur: devasa bir şirket olan Hudsucker Industries'de memur olarak çalışmaya başlar. Bunlar olurken şirket yönetim kurulu, başkan Waring Hudsucker'ın trajikomik intiharı ile sarsılır. Gücü ele geçirme fırsatını kaçırmak istemeyen müdürlerden Sidney Mussberger, kendisine projesini anlatmaya gelen Barnes'ın naifliğinden yararlanmaya çalışır ve bir aptalı yönetim kurulu başkanlığına getirerek şirketi parmağında oynatabileceğini düşünür. Oysa Barnes'ın çılgın projesi basit bir hulahoptan başka bir şey değildir ama beklenmedik başarısı işleri karmakarışık edecektir.
Belediyenin en yüksek mevkisinde bulunan valimsi bir adamın kaçırılacağını ortada komplolardan bahseden 9 samurayı dinleyen bir yabancının devreye girmesiyle başlar. Lakin bu valinin yeğeni olan iori yanındaki 8 samuray ile amcasını kurtarmaya çalışır ve sonradan kendilerine yardımcı olacak Sanjuro'ya rastlarlar. Yorgun samuray Sanjuro, amcası kaçırılan bir genç ile ona amcasını kurtarmakta yardım etmeye kararlı ancak tecrübesiz arkadaşlarına öğretmenlik yapar. Gençler başta Sanjuro'ya güvenmeseler de ondan başka çareleri olmadığının farkındadırlar. Zamanla Sanjuro liderlik ve dövüş yetenekleri ile her bir gencin birer samuray olmasına katkıda bulunur.