Franka Mikolaci
Lina
Tena Nemet Brankov
Nika
Marija Tadić
Nikolina
Lana Barić
Helena
Frano Mašković
Ivan
Asja Jovanović
Baka Marta
Nina Violić
Nikina majka
Igor Kovač
Mirko
Enes Vejzović
David
Dijana Bolanča Paulić
Medicinska sestra
Mirela Brekalo
Patricija
Branka Cvitković
Mirta
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
13 yaşındaki Vic (Sophie Marceau), çocukluk ile yetişkinlik arasındaki o garip geçiş dönemindedir. Yeni bir okul ve yeni bir arkadaş çevresi demek yeni partiler anlamına gelir. Tabii erkek arkadaşlar da bu denklemin bir parçasıdır. Ancak Vic'in tek sorunu ergenlik değildir; annesi ve babasının evliliği sallantıdadır. Vic aradığı desteği büyükannesinde bulur. Bu delidolu kadın ilk aşkını yaşayan Vic'e inanılmaz eğlenceli tavsiyelerde bulunur. 1980'lerin bu ilk gençlik filmi, masumiyetin ve içtenliğinde bir filmi. Vic'in başından geçen eğlenceli olaylar hepimizin başından geçmedi mi? Sophie Morceau'nun 13 yaşında rol aldığı bu film, uluslararası kariyerinin başlangıç noktası olma özelliğini de taşıyor.
New York'lu kaçak içki satıcısı Dave the Dude ve kız arkadaşı Elizabeth "Queenie" Martin, kızı Louise'in bir İspanyol kontunun oğluyla evlendiğini öğrendikten sonra, sarhoş sokak dilencisi Apple Annie'yi sosyete hanımına dönüştürmeye çalışırlar.
La Boum dizisinin ilk filminde 13 yaşındaki maceralarına tanık olduğumuz Vic (Sophie Marceau) artık 15 yaşındadır. Geçen iki yılda çok şey değişmiştir. Ayrılmayı düşünen annesiyle babası yeniden bir araya gelmiştir, büyükannesi ise gençlik aşkı ile romantik bir ilişki yaşamaktadır. Ancak Vic aradığı gerçek aşkı bir türlü bulamamıştır. Tam da bu dönemde, bir tren yolculuğunda Philippe ile tanışır. Vic kendini tamamen açabileceği "büyük aşkı sonunda bulmuş olabilir mi? İlk La Boum filmi kadar büyük bir heyecanla karşılanan La Boum 2, Sophie Marceau'nun güzelliği ve yeteneğini sergilediği unutulmaz bir yapım oldu. Ve en az ilki kadar da eğlenceli ve romantik...
Raimunda, ailesini geçindirebilmek için birden fazla işte çalışan güçlü ve mücadeleci bir kadındır. Ablası Sole, onun kadar mücadeleci ve güçlü olmasa da, kayıtdışı çalıştırdığı kuaför salonunu işleterek hayatını kazanmaya çalışmaktadır. Kendi hallerinde yaşam mücadelesi veren bu kadınlar, bir gün doğup büyüdükleri La Mancha'da yaşayan halalarının ölüm haberi ile yıkılırlar. Cenazaye ablası Sole ile gitmek isteyen Raimunda'yı evde çok daha büyük bir yıkım beklemektedir; Solu'u ise cenazede büyük bir şok. Yıllar evvel bir yangında ölmüş olan anneleri, yarım kalan bütün işlerini tamamlamak için geri dönmüştür. Tek başlarına ayakta kalmaya çalışan kızlarının ve torununun da onun desteğine çok fazla ihtiyacı vardır.
Film, içine doğduğu yoksulluktan sıyrılmayı başaramayan genç bir kızın öyküsünü anlatır. İzleyiciyi kıza iç gözlemsel bir yolla bakmaya zorlar, kızın yoksulluğu, öyküdeki diğer ayrıntılarla silinemeyecek kadar gerçektir. Hollywood'un gişe geliri elde etmek amacıyla üzerini örttüğü yaşam gerçekleri açısından çok zengin bir film. Sol eğilimli, toplumsal sorunlara düşkün, deneyimli belgesel yönetmenleri olan Dardenne kardeşler, cesur, duygusal olmayan usta işi mükemmel bir film ortaya çıkarmışlar * Dardenne kardeşlerin Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ödülünü kazandıkları film, gerçeğin tam ortasındaki yoksulluğu anlatımı güçlü kılan öğelerle birleştirip tüm dünya halklarına sunmuş. Etkisi hemen hissedilmiş ve karşılığını bulmuş. İlkin Belçika'da başlayan ve sonrasında AB'ye yayılan bu süreçte genç nüfuslardaki işsizliğe yönelik çözümler vs. "Rosetta Planı" adı altında planlı programlı hale gelmiştir.
Susan Walker (Natalie Wood) bir mağazada çalışan Kris Kringle'ın (Edmund Gwenn) gerçek Santa Claus (Noel Baba) olduğunu iddia ediyor ve hatta bunu kanıtlamaya da çalışıyor. Oscar ödüllü bu komedi fantazisi 1973'de televizyon için 1994'de sinema için yeniden çekildi.