Barbara Stanwyck
Lora Hart
Ben Lyon
Mortie
Joan Blondell
Maloney
Clark Gable
Nick
Blanche Friderici
Mrs. Maxwell
Charlotte Merriam
Mrs. Ritchey
Charles Winninger
Dr. Bell
Edward Nugent
Eagan
Vera Lewis
Miss Dillon
Ralf Harolde
Dr. Milton Ranger
Walter McGrail
The Drunk
Betty Jane Graham
Desney Ritchey (uncredited)
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Toby Wolff ve boşanmış annesi için 1950'lerin yaşamı hiç de eğlenceli değildi. Hayata tutunamamış iki özgür ruh ülkeyi bir uçtan bir uca dolaşarak Kuzeybatı Pasifik'te yerleşmeye karar verirler. Burada hayatın daha iyi olacağını umarlar.
John Dahl'dan Gülmekten Öldüren Bir Komedi!Tetikçi Frank'in büyük bir sorunu vardır -- kariyerinin en önemli cinayetini işlemek üzereyken sızmıştır. Bu duruma oldukça sinirlenen mafya babası patronunun hışmına uğrayan Frank alkol problemini çözebilmesi için acilen bir rehabilitasyon merkezine gönderilir. Frank gittiği yerde onun eski sağlıklı günlerine geri dönmesine yardım edebilecek özel bir kadınla tanışır.
Samuel Taylor'un oyunundan uyarlanan bu romantik komedide, unutulmaz Audrey Hepburn, Sabrina'ya hayat veriyor. New York'un ve aslında Amerika'nın en zengin ailelerinden Larabee'lerin şöforü Fairchild'ın (John Williams) kızı olan Sabrina, küçük yaştan itibaren savurgan davetlerin gizli şahidi olarak büyümüş ve kendisine sanki hiç yaşamıyormuş gibi davranan ailenin uçarı sosyete çapkını küçük oğlu David'e (William Holden) platonik bir aşkla bağlanmıştır. Sabrina 20 yaşına geldiğinde babası tarafından Paris'e gönderilir. Böylece hem David saplantısından kurtulacak, hem de dünyanın en ünlü aşçı okulundan mezun olacaktır. İki yıl sonra geri döndüğünde Sabrina, yaşamı ve zevklerini öğrenmiş, çekici ve 'modaya uygun' bir hanımefendi olmuştur. Sabrina'nın karşıkonulmaz zerafeti ve büyülü havası, üç kez evlenip boşanmış olan 'kadın avcısı' David'i bir kaç dakika içerisinde fetheder..
Kids filmiyle yeniyetmelerin ergenlik dünyasını ele alan ve tartışmalı bir film ortaya çıkaran yönetmen Larry Clark, benzer temalara sahip Bully'nin ardından Ken Park filmiyle gençlerin özel yaşamlarına geri dönüyor. Clark filmi Edward Lachman ile birlikte çekmiş. Yönetmenler, kameralarını Kaliforniyalı kaykaycı gençlere ve onların aileleriyle olan ilişkilerine çevirmişler. Ken Park, gençlerin birbirleriyle olan ilişkilerini ve aile yaşamlarını saptırmadan anlattığı için, şok edici bir yapım olarak nitelendiriliyor.
Upton Sinclair’in “Petrol-Oil!” adlı romanından uyarlanan filmin konusu, 20. yüzyılın başlarında geçer. Aile çiftliği arazisinde petrol çıkartma haklarını almasıyla birlikte servetini hızla katlayan bir işadamı ile (Daniel Day-Lewis), kısa sürede gelişip kalkınan kasabanın karizmatik genç rahibinin (Paul Dano) paralel öyküsü anlatılır. Güney Kaliforniya’da petrol bulunmasının ardından ortaya çıkan tablo, daha önceki yıllardaki “Altına Hücum” olgusunun eşdeğeridir. İşadamının Amerikan Rüyası kavramının farkına varması ve Amerikan Rüyası tarafından yok edilmesiyle birlikte filmin öyküsü hırs ve inançların irdelemesine dönüşür.
17. yy.da John Wilmot ya da başka bir deyişle 2. Rochester Kont yetenekli ve cin fikirli hovarda, kısa ve vahşi hayatını Restorasyon dönemi rock yıldızı gibi yaşamıştı. Zamanın tüm kurallarını yıkmayı kendisine amaç edinmiş çılgın adamı hikayesi.
Dean, Shenanigan Restoranında çalışan biri olarak hayatını hiç sorgulamamıştır. Ancak eski okul arkadaşı Chett'in başarılı bir kariyer yapmasıyla hayatı karmaşık bir hal alır. Dean'in arkadaşı Monty ise eğlenmek ve genç kızlarla dolaşmakla meşguldür. Monty, utangaç Mitch'i eğitmeye çalışırken, eski kız arkadaşı Serena, hırslı yönetici Dan ve baş aşçı Raddimus ile tanışır. Bu eğlenceli film, Shenanigan Restoranı çalışanlarının ilişkilerini, kargaşalarını ve komik anlarını anlatır.
Maddi zorluğa düşen mali işler müdürü Andy ve kardeşi Hank, anne ve babalarının sahip olduğu mücevher dükkânını soymaya kalkarlar fakat şansları iyi gitmez. Andy ve Hank’in babaları, peşinde olduğu suçluların oğulları olduğundan habersizce adaletin yerini bulmasını beklerken kardeşler, Andy’nin eşi Gina ile birlikte başarısız soygun girişimlerinin tüm sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalırlar.