Chad Sheets
Brian Zimmerman
Rodger Boyce
Michael Stephen Costello
James Earl Jones
Holmes
John Martin
Charlie Daniels
Vernon Matthews
James N. Harrell
Gary Moody
Bennie Moore
Karen Radcliffe
Randy Tallman
Kim Valentine
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
1980'lerin başında Stevo ve Heroin Bob, muhafazakâr Salt Lake City'de kendilerini bu işe adamış iki pankçıdır.
Hırsızlar, dostlar, maceraperestler... Kızıl Zora ve çetesi, bir kale harabesinde yaşamlarını sürdürmekte, ihtiyaçtan dolayı hırsızlık yapmakta ve hiçbir yetişkinin kurallarına boyun eğmemektedir. Yakındaki Hırvat sahil kasabasının sakinleri, onların çılgın şakalarının hedefidir. Ancak yaşlı balıkçı Gorian, bu yetim çocuklara anlayışla yaklaşan tek kişidir. Bir toptancı ona sorun çıkardığında, elbette Kızıl Zora ve arkadaşları hemen yardıma koşar. Şehrin güçlülerine karşı verdikleri mücadelede, çocukların cesaretlerini sonuna kadar kullanmaları gerekecektir aksi takdirde hapse düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklardır...
Amerikalı bağımsız sinemacı Joe Swanberg’in Hannah Takes the Stairs’i Windy City’de uzun ve tatmin edici olmayan bir yaz geçiren, yakın zamanlarda üniversiteden mezun olmuş, görünüşte sonu gelmeyen bir dizi ilişki içinde ama romantik birini yaşamaya çalışan Hannah’ya odaklanıyor.
1429 yılında küçük bir Fransız köyünden gelen genç kız işgal altındaki ülkesinin kralı olması gereken kişinin önünde durup ona tanrıdan bir mesaj getirdiğini söyler. Bu mesaja göre küçük kız o donemin en güçlü ordusunun ülkelerinde sürdürdükleri işgali sona erdireceğini ve içinde bulundukları politik ve din kargaşasına son vereceğini söyler. Bu küçük kızın söyledikleri Fransız Kralı ve etrafındaki adamlarının zamanla çok hoşuna gider ve kızın inanılmaz cesareti ile kehanet sayılacak açıklamaları sonunda kızın peşinden gitmeye karar verirler. Onun liderliğinde ülkelerini işgal etmiş bulunan İngiliz ordusunu yenerek hürriyetlerine kavuşurlar. Kızın da dediği gibi kral, hür her ülkenin kralı olarak tacını giyer ve tahtına oturur. Ancak bütün bu yaptıklarının şeytanın işi olduğuna hüküm veren din adamlarının baskısı sonucu bu minik kız ölüme mahkum edilir ve yakılarak öldürülür.
Auggie'nin New York'taki tütüncü dükkanında tıpatıp aynı olan günler birbirini takip etmektedir ta ki Auggie, bize hayatın küçük detaylarının farkına varmayı öğretene kadar. Paul Benjamin, her gün sokakta gördüğü ama tam olarak kavrayamadığı hayat ile ilgili kendisine bir roman kazandıran bir sürü olaylar dizisi yaratır. Sonunda artık bir öykü oluşturma sırası Auggie'ye gelmiştir.
Eşcinsel Hakları Savunucusu. Arkadaş. Aşık. Politikacı. İkon. İlham. Kahraman. Hayatı, tarihi değiştirdi. Cesareti ise birçok kişinin hayatını. 1977’de, Harvey Milk San Francisco Şehir Meclisi’ne seçilerek Amerika’da eşcinselliğini saklamadan bir devlet kadrosunda üst düzey yöneticiliğe seçilen ilk kişi oldu. Zaferi, sadece eşcinsel hakları adına önemli değildi. Politik alanda koalisyonlar peşindeydi. Yaşlı vatandaşlardan sendikalı işçilere kadar herkes için, Harvey Milk bir uğurda savaşmanın anlamını değiştiren, 1978’de ölümüne kadar da tüm Amerikalıların kahramanı haline gelen biri oldu.