Hew Strachan
Himself
Dominic Lieven
Dušan T. Bataković
Georges Henri-Soutou
Lothar Hobelt
Annika Mombauer
Herself
John Rohl
Stig Förster
Jean-Paul Bled
Alan Sked
Oleg Airapetov
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Afganistan olayının üzerinden 20 yıl geçmiştir ve John Rambo artık Tayland'da, Myanmar sınırına yakın bir yerde teknede yaşamaktadır. Bir gün Sarah ve Michael Bennett önderliğindeki bir grup misyoner, insani yardım ulaştırmak için Burma'ya gelmişlerdir. Rambo'dan karayolları mayın döşenmiş olduğu için onları nehirden geçirip köylere ulaştırmasını isterler. Rambo başta reddetse de en sonunda kabul eder ve grubu istedikleri yere bırakır. Bir hafta sonra grubun bağlı olduğu kiliseden bir rahip, Rambo'yu bulur ve grubun kaybolduğunu, elçiliğin yardım edemediğini ve bu yüzden de paralı askerler tuttuğunu anlatır. Rambo'dan istediği ise askerleri nehirden geçirmesidir. Rambo tekrardan kendini savaşın içinde bulacaktır.
Film, 1. Dünya Savaşı’nda Alman Hava Kuvvetleri’nde Kızıl Baron olarak isim yapan, savaşın en ünlü, en korkusuz ve en cesur pilotu Manfred von Richthofen’in gerçek hayat öyküsünden bir kesit sunuyor… Ard arda kazandığı zaferleri ile bir efsane olan Kızıl Baron, savaşta yaralandıktan sonra, hemşire Kate’e aşık olur.
İlk filmde yaşanan olayların üzerinden üç yıl geçmiştir. Vietnam savaşından sonra bir grup Amerikan askerinin Vietnam'da esir olarak bırakıldığı haberleri basında yer almaya başlayınca eski ABD Ordusu askeri John Rambo, eski komutanı Albay Sam Trautman tarafından hapishanede ziyaret edilir. Hükümet, bu haberlerin doğrulanması için özgürlüğü karşılığında Rambo'nun yardımını istemektedir. Görevi kabul eden Rambo, yapılan plana göre düşmanla sıcak temasa girmeden sadece bilgiyi doğrulayıp ülkesine geri dönecektir. Ancak işler planlandığı gibi gitmeyip kendi ülkesi tarafından ihanete uğrayınca Rambo, tekrar geldiği bu cehennemden kendi olanakları ile kurtulmaya çalışacaktır.
T.E. Lawrence, Kuzey Afrika’da konuşlanmış İngiliz ordusunda görevli genç bir teğmendir. İstihbarat bölümünün harita kısmındaki pozisyonundan mutsuz olan Lawrence, bugün Suudi Arabistan olan bölgede araştırma görevi teklif edilince heyecanla kabul eder. Bölgede savaşmakta olan Arap ordusunun komutanı olan Prens Feisal’ı gözlemlemekte olan Lawrence, bir süre sonra bölgede kalarak Prens’e yardım etmeye karar verir. Tarihin en ünlü casuslarından biri olan Lawrence, Araplar’ı Osmanlılar’a karşı kışkırtıp, Arap topraklarına batılı medeniyetlerin girmesine ön ayak olmuştu.