Cary Grant
Matt Howard
Martha Scott
Jane Peyton-Howard
Cedric Hardwicke
Fleetwood Peyton
Alan Marshal
Roger Peyton
Richard Carlson
Thomas Jefferson
Paul Kelly
Capt. Jabez Allen
Irving Bacon
Tom Norton
Elisabeth Risdon
Aunt Clarissa
Anne Revere
Mrs. Betsy Norton
Tom Drake
James Howard at 16
Phil Taylor
Peyton Howard at 18
Rita Quigley
Mary Howard at 17
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Mezun olmak üzere olan, koşuya tutkun Babe (Oscar® ödüllü Dustin Hoffman) New York'ta yaşıyor. Ağabeyi, Avrupalı kız arkadaşı ve saklanan bir Nazi'nin dahil olduğu garip bir kumpasın ortasına sürüklenen Babe, bir ajan olan abisi sayesinde 'zor anlar' yaşıyor. Kaçak nazi Christian Szell rolünde Laurence Olivier, çizdiği akıl almaz sadist potresiyle Oscar® ödülüne aday gösterilmiştir. John Schlesinger yönetmenliğinde yıldız kadrosuyla Vahşi Koşu izleyenlere tırnak yedirtecek bir gerilim macera.
Terorizm ,devrim,ve insan hafızası'nın gücünü anlatan politik bir drama. Bilinmeyen bir yer ve zaman da idealist bir asker olan Joe, Throne adında bir politk mahkumla arkadaşlık kurar. Throne'un aykırı isteklerini göz önünde bulunduran Joe kendini akıl almıyacak bir çıkmazın içide bulur. Bu çıkmazın tek çıkış yolunu Throne'u tarihten silmek olarak gören Joe elinden geleni arkasına koymayacaktır.
ABD'nin 37. Başkanı, gerek politikaları gerekse skandallarıyla 70'li yıllara damgasını vuran Richard Nixon'ın hayatından kesitler veren film, oyuncu kadrosu ve etkileyici senaryosuyla dikkat çekiyor. Richard Nixon rolünde birinci sınıf bir oyunculuk sergileyen Anthony Hopkins unutulacak gibi değil.
Devrimci-Sosyalist bir politikacı olan Dr.Lambrakis ,(Yves Montand)barış savunucularının gösterisinde devletin sağ kanadının organize ettiği bir suikaste kurban gider. Cinayetin hemen arkasından devlet ve ordu görevlilerinin yaptıkları tek şey, olayı örtbas etmek için gerekli delilleri ortadan kaldırmaktır. Fakat prosedür gereği açılan davaya atanan savcı, olayın derinlerine indikçe karşılaştığı akıl almaz gerçeklerle yılmadan tıpkı bir dedektif gibi araştırmasına devam eder. Ama bu araştırma sırasında karşısına çıkan engeller, devletin içinde tahmininden de derin makamlardan gelecektir. Jean-Louis Trintignant'ın bir savcıyı ve Yves Montand'ın da solcu bir partinin önde gelen temsilcilerinden birini canlandırdığı filmde barışın önemi, faşist çeteler ile hükümet içindeki güçlerin ilişkisi bağlamında derin devlet sorunsalı irdelenmektedir.
Zac Hobson, Flashlight Projesi üzerine çalışan bir bilim adamıdır. Dünyanın etrafını saracak yeni bir enerji dalgası üzerine deney yapmakta olan Hobson, bir sabah uyandıktan kendini sessizliğin ortasında ölü bir şehirde bulur. Etrafta yaşayan bir canlı kalmamıştır. İşyerine gittiğinde, Flashlight Projesi’nin tamamlandığını anlar * Craig Harrison'ın romanından uyarlanmış * filmde bilim-kurgu, psikoloji ve felsefe iç içe geçmiş. Tanrıcılık oynamak insanlara fazla gelen bir şey öte yandan merak duygusu ve anlam peşinde koşmaktan da kendini alamıyor.