Μίμης Φωτόπουλος
Φανούρης Σκαρβέτσος
Γκέλυ Μαυροπούλου
Κατίνα
Τζόλυ Γαρμπή
Δήμητρα
Νανά Σκιαδά
Μάργκαρετ
Κώστας Δούκας
Γιάννης
Λαυρέντης Διανέλλος
Μπαρπα-Αλέξης
Νίκος Φέρμας
Μήτσος
Θόδωρος Δημήτριεφ
Βαγγέλης
Χριστόφορος Χειμάρας
Σόλων
Άννα Φόνσου
Ελενίτσα
Νίκος Ματθαίος
Μπουγιουρούκος Μεσίτης
Γιάννης Ιωαννίδης
Μίστερ Μπιλ
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Canterbury'e giden bir grup keşiş, yolda vakit öldürmek için birbirlerine öyküler anlatmaya başlarlar. Fakat bütün bu öykülerin ortak bir yanı vardır: hepsi de son derece açık saçık öykülerdir. Bu noktadan itibaren sırayla anlatılan öyküleri dinlemeye ve izlemeye başlarız. Açık saçık olmalarının yanında aslında hepsi de, kilise ve papazların yaşam tarzlarına yöneltilen bir eleştiri ve insan doğasında bulunan zaafların mizahi bir yoldan ele alınmasını içermektedir.
Justine, onu çok seven kocası Phil'le birlikte artık çocuk yapma zamanı geldiğini düşünen evli bir genç kadındır.Bütün denemelerine rağmen hamile kalamaması sonucunda Justine, bunu kocasının esrar kullanıyor olmasına bağlar. Bir gün işyerinden arkadaşı Holden ile arasında bir elektriklenme olur ve Justine, onunla tutkulu ve cinsel açıdan doyurucu bir ilişki yaşayabileceğine karar verir. Fakat ilişkileri Holden'ın saplantıları yüzünden kısa sürede tehlikeli bir hale gelir. Aşk, hırsızlık ve şantaj dolu aşk üçgeninde Justine'in güvenilir kocası ve rahatsız sevgilisi arasında doğru tercihi yapması gerekecektir...
Film, hayata olumlu tarafından bakan, akıllı, fazlasıyla neşeli, otuzlarındaki ilkokul öğretmeni Poppy'yi izliyor. Poppy bekârdır, harika arkadaşları, müthiş bir işi ve süper bir hayatı vardır. Filmin iç çelişkisi ise, ona trafik dersleri veren sıkıntılı ve gergin Scott'tan kaynaklanır. Scott, tabii ki sonunda birçok kişi gibi Poppy'ye âşık olur. Poppy, evsiz bir adamla karşılaşır, flamenko kurslarına gider, âşık olur ve hayat gibi bu film de acı-tatlı sürüp gider.
Bağlanma sorunu yaşayan bir şair, hayallerindeki kadınla evlenir ama karısı ona en büyük kabusu yaşatmaya başlar. San Francisco'lu bir şair olan Charlie'nin kadınlarla şansı pek yaver gitmemiştir. Derken rüyalarını süsleyen Harriet'le tanışır ve evlenir. Lakin bir süre sonra Harriet'in kocalarını öldüren bir seri katil olduğundan şüphelenmeye başlayacaktır.
30 yaşındaki Joy Jordan; anne ve babasının, Florida güneşi altında yeni bir yaşama doğru uzaklaşırlarken arkalarında bıraktıkları New Jersey'deki evde, yalnız yaşayan, bekar bir genç kadındır. Yaşlı çiftin sevgiden yoksun ve acıklı evlilikleri ise, cazibesi yıllar önce sönmüş olan Diane'ın tehdi altındadır. Öte yandan hayattan umudunu kesmemiş olan Joy, doğru erkeğin ve kariyer başarısının hemen köşeyi dönünce karşısına çıkabileceğini düşünecek kadar saf gözlerle bakmaktadır yaşama. Halihazırdaki erkek arkadaşı Andy'yi kaybettikten bir süre iş değiştirip yetişkinler için eğitim veren bir "hayır kurumunda" işe başlar. Buradaki öğrencilerinden Rus göçmeni, taksi şoförü ve bir hırsız olan Vlad ile romantik bir ilişkiye de girecektir.
Avery'nin kız kardeşi kaçırılmış, 2 milyon dolar fidye istenmektedir. Aralarında kız kardeşinin sevgilisi de olan üç arkadaşı ile bir plan kurarlar. Eski mafya babası Carlo Bertalluci'i (Christopher Walken) kaçırıp arkadaşları Ira'nin evine getirler. İra'nın olaydan haberi bile yoktur ve evde dörtlünün poker oynayacağını düşünmektedir ancak gelince gerçeklerle karşılaşır. Bu arada ciddi olduklarını göstermek için Carlo'nun parmağını keserler. Carlo'dan istekleri ya parayı ödemesi ya da fidyecileri bulmasıdır. Carlo kendi avukatını bu fidyecilerle ilgili bilgi toplamak için arar. Ve sağ kolu aynı zamanda da şöförü olan Lono Veccio ise (Denis Leary) bu dörtlünün kim olduğunu, neden Carlo'yu kaçırdıklarını öğrenmeye ve Carlo'yu kurtarmaya çalışmaktadır. Bu arada Carlo avukatından ilginç bir bilgi alır: Avery'nin kız kardeşinin kaçırılmasında içerden birinin parmağı vardır.