
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Film
FilmFilm gelecekte, 2173 yılında, bir atom bombası savası sonucu yok olmus olan eski Amerika Birleşik Devletleri karşılığı, bir amerikan üssünde geçer. Artık yönetim tek bir liderin elindedir, bir diktatörün. 1973 yılında yasamiş, bir vejeteryan restorani sahibi olan jazz klarnetçisi Miles Monroe’nin vücudu bir grup bilim adamı tarafından bulunur. Aslında sadece ülser hastası olan ancak bir hata sonucu ameliyatı sonrası kış uykusuna yatırılmış olan Monroe bilim adamları tarafından 200 yıllık uykusundan soruşturmaya tutulmak üzere uyandırılır. Monroe’nin kimliksiz olması ve diktator tarafından uygulamaya geçirilecek olan Ires projesinde de kaydının bulunmaması, onu yönetimi kurtarmak için ideal kişi kılar. Woody Allen, kendine özgü mizahıyla bu kez de bilimkurgu türüne el atıyor ve yine kahkahaların ardı arkası kesilmiyor.
Film
FilmÜlkesindeki bir ihtilal sonucu devrilen Kral Shahdov New York'a gelir. Amacı biraz para kazanmaktır ve bir TV'ye gider. Burada ticari ilişkiler kuran Shahdov medya dünyasında ön plana çıkar. Ancak ailesinin komünist oluşundan dolayı kendisi de fişlenir.
Film
Film
FilmNew York'ta yaşayan beceriksiz ve aşk hayatında şanssız Fielding Mellish (Woody Allen), aktivist sevgilisi Nancy'nin (Louise Lasser) ilgisini çekmek için Latin Amerika'daki küçük bir diktatörlük olan San Marcos'a gider. Ülkede, General Vargas'ın (Carlos Montalbán) baskıcı rejimine karşı bir devrim patlak verir. Fielding kendini istemeden devrimcilerin arasında bulur ve bir dizi absürt olay sonucu ülkenin yeni lideri seçilir! Ancak bu yeni rolü, onu ABD'nin ve eski sevgilisi Nancy'nin hedefi haline getirir.
Film40 yaşındaki Andreas, kendini garip bir şehirde bulur. Oranın neresi olduğu veya nasıl geldiği hakkında en ufak bir fikri yoktur. Bir işi, evi ve karısı vardır. Bir şeylerin yanlış gittiğinin farkına varır ve şehirden kaçmaya çalışır fakat bir çıkış yolu yoktur. Hugo isminde bir adamla tanışır ve onun kaçmasına yardım edebileceğini düşünür. Öteki dünyaya kaçmak için ufak da olsa bir ışık doğunca, bu şansını sonuna kadar kullanmaya karar verir * Çok ama çok güzel. Norveç sinemasının incisi diyebilirim, günümüzün, özellikle de kuzey ülkelerinin sorunsuz yaşantılarına sorun katmalarını hicvediyor * Andreas mutsuz çünkü sanal bir ortamda yaşadığını fark ediyor. Aslında yemeklerin tat vermediği, içkilerin sarhoş etmediği, kimsenin "insani" duygular göstermediği bir dünya orası; "The Truman Show" tarzı bir yapay cennet. Filmin meselesi tam da bu: Konformizmin adeta bir din haline gelmesi
FilmBir moda bloggerı, bir video oyunu vloggerından hoşlanınca aşkları internette hızla yayılır. Ancak sanal hayatlarını gerçeklikten ayırmak karmaşık bir hâl alır.
FilmFilm için, ABD tarihindeki en büyük sahte kupon dolandırıcılığının gerçek hikayesinden esinlenildi. Bell ve Jones banliyöde yaşayan ev kadınları ve en iyi iki arkadaşı oynayacak. İkili, kupon taklit etme ve biraz para kazanma yolundayken planları daha tehlikeli hale gelecek ve macera, tamamen 40 milyon dolarlık bir suç yolculuğuna dönüşecek.
FilmJudy Davis’in canlandırdığı Joan Fraser, 1950’lerde fanatik bir komünisttir ve Joseph Stalin’e (F. Murray Abraham) hayrandır. Stalin’e yazdığı mektuplar dikkat çeker ve Moskova’ya davet edilir. Orada Stalin’le bir gece geçirir, Stalin aynı gece ölür ve Joan hamile kalarak Avustralya’ya döner. Çocuğunun babasının Stalin mi yoksa aynı gece birlikte olduğu ajan Nine (David Ogden Stiers) mı olduğundan emin değildir. Joan, oğlu Joe’yu (Richard Roxburgh) devrimci ideallerle yetiştirir, ancak Joe annesinin sol siyasetine isyan eder ve polis sendikası lideri olur, Avustralya’yı 1989’da iç savaşın eşiğine getirir. Mockumentary tarzındaki film, absürt komediyle politik taşlama sunar. Judy Davis’in performansı ve güçlü kadro (Sam Neill, Geoffrey Rush) öne çıkar, ancak yavaş tempo eleştirilmiştir.
Film