Richard Anconina
Julien
Anna Kanakis
Sophie
Isabel Ruth
Isabelle Candelier
Mina
Serge Merlin
Cândido Ferreira
Alexandre Laranjeira
Ana Sacramento
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Noel akşamıdır. Frank Harrington her yıl yaptığı gibi karısını ve çocuklarını arabayla Noel kutlaması için kayınvalidesinin evine götürmektedir. Ancak bu sene, ilk defa, hayatının en büyük hatasını yapmak üzere olduğunu bilmeden, kestirmeden gitmeye karar verir. Ormanda etrafına ölüm saçan beyaz elbiseli gizemli bir kadın belirir. Yoldaki tabelalar erişilmesi mümkün olmayan bir kasabayı işaret etmektedir. Kilometreler bitmek tükenmek bilmeksizin birbirini izlerken artık Harrington'lar kontrol edemedikleri tek bir arzunun pençesinde kıvranmaktadırlar; izledikleri yoldan kurtulabilmek. Ancak kabus daha yeni başlamıştır... Sinirlerinizi gerecek, vahşi, bir anlamda komik, gece kadar karanlık olan bu filmde sıradan bir ailenin dağılıp yok olmasını soluğunuz kesilerek izleyeceksiniz...
Camila, seçkin bir polis biriminin genç bir üyesidir. Tehlikeli bir bölgedeki bir operasyon sırasında, üyelerinin kendilerini yakarak öldürdüğü bir ritüelin ortasında ortaya çıkar. Vücudunun her yerinde ciddi yanıklar geçirir ve komaya girer. Uzun iyileşmesinde, bir ceza savcısı olan arkadaşı Fatima ve eşi ve eski erkek arkadaşı Ángel ona yardım edecektir. Ama Camila garip davranıyor, uzak, duygusuz. Ritüel bölümden beri ruhuna bağlı bir kadın figürü olan albino, üçüyle bir oyun oynamak için burada.
Johnny Smith bir araba kazası ile girdiği komadan tam beş yıl sonra çıkar. Uykuda olduğu dönemde dünya şüphesiz çok değişmiştir. Fakat kısa sürede kendisinde de bazı önemli değişiklikler olduğunu fark eder. Smith bazı olayların ardından medyumluk özellikleri gösterdiğini fark eder. Bu yeni özelliğini bir cinayet davası için kullanmaya başlayınca da ürkütücü deneyimler yaşamaya başlar.
George Lass bir kaza sonucu ölür ve öldükten sonra ölüm meleği olarak dünyaya geri döner. Görevi vaktinden önce ölenlerin ruhlarını almaktır. Ölüm meleklerini hizada tutan Rube'un ortadan kaybolmasıyla her şey alt üst olur.
Esrarengiz bir aşk hikayesinin anlatıldığı filmde Jessica ve Ryan'ın mutlu bir evlilikleri vardır fakat Ryan'ın kardeşi Roman belalı bir tiptir ve onların huzurlarını kaçırmaktadır.Ryan ve Roman aynı gün kaza geçirip komaya girerler. İki kardeşten ilk uyanan Roman olur ve ağabeyiyle ruhlarının değiştiğini iddia eder.Jessica için herşey tam bir kaosa dönüşür...
Müthiş bir dönüşüm ve modernleşmenin pençesinde bölünmekte olan Japonya'dayız. Taşralı, emekli bir karı-koca, Tokyo'da yaşayan evlenmiş çocuklarını ziyarete giderler. Gençler giderek hızlanmakta olan şehir yaşamının meşguliyeti içerisinde, onlarla ilgilenmektense birbirlerine pas edip kurtulma hafifliğindedirler. Sadece savaşta ölmüş oğullarının dul gelini yaşlı çifte şefkat ve ilgi gösterir. Evlerine döndüklerinde kırgın ve kafaları karışıktır. Çocukların titreyip kendilerine gelmesi için dramatik bir olayın gerçekleşmesi gerekecektir. Ülkesinin 50'li yıllarda geçirdiği kültürel dönüşümün izini sürmekten yorulmayan Japon yönetmen Yasujiro Ozu'nun hem kendi başyapıtı hem de eşsiz ritmiyle, sinema sanatının en güzel filmlerinden biri.