Nanni Moretti
Michele Apicella
Nicola Di Pinto
Nicola
Laura Morante
Silvia
Alessandro Haber
Gaetano
Remo Remotti
Freud
Piera Degli Esposti
Madre di Michele
Gigio Morra
Gigio Cimino
Giampiero Mughini
Presentatore TV
Dario Cantarelli
critico
Tatti Sanguineti
aiuto regista
Claudio Spadaro
Claudio
Miranda Campa
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
9 yaşındaki Samay, ailesi ile Hindistan’ın uzak bir köyünde yaşamaktadır. Hayatında ilk kez film gören Samay, kelimenin tam anlamıyla büyülenir ve filmlerin gerçeküstü dünyasının içinde bulur kendini. Babası hiç istemese de her gün yeni filmler görmek için sinemaya giden küçük çocuk, bu büyülü dünyanın sırrını çözer: Hikayeler ışığa, ışık filme, filmler de hayallere dönüşmektedir.
Jim Carrey, 1999'da "Man on the Moon" filminde kült komedyen Andy Kaufman'ı canlandırmış ve büyük övgüler almıştı. Ancak filmin set arkası da bir o kadar etkileyiciydi. Kaufman'ın ailesi ve arkadaşlarının eksik olmadığı kalabalık film setinde Kaufman ya da onun sıklıkla kullandığı salon şarkıcısı alter ego karakteri Tony Clifton olarak dolaşan Carrey'nin role adanmışlığı ve inandırıcılığı o kadar yüksekti ki, set aralarında bile rolden çıkmıyor ve set ekibi Carrey'ye seslenirken, o gün yansıtmayı seçtiği karaktere göre "Tony" ya da "Andy" diye hitap ediyorlardı. Carrey'nin adanmışlığı 100 saatlik set görüntüleri arasından ayaklanan ve röportajlarla zenginleştirilen bu belgeselde ortaya konuyor. Carrey 18 yıl aradan sonra geriye dönüp bakarak kendi hayatı ile Kaufman arasındaki paralellikleri, Andy ve Tony karakterlerini canlandırırkenki deneyimlerini ve kariyerindeki süreci seyircilerle paylaşıyor.
David Mamet'in yönettiği, Alec Baldwin ve Sarah Jessica Parker'ın oynadığı film Amerikan film endüstrisi üzerine bir taşlama; Yönetmen Walt Price'ın başı beladadır. Tarihi dokuya sahip filmi 'Eski Değirmen' için seçtiği mekândan kovulunca, ekibi Vermont'daki bir kasabaya getirmiştir. Price, bu kasabayı, burada eski bir değirmen olduğu için seçmiştir. Ne var ki, değirmenin yıllar önce yandığını öğrenir.
1922'de Madrid göreneksel değerlerin, caz, Freud ve yenilikçiliğin tehlikeli etkileri arasında bir meydan okuma savaşı.Salvador Dali, büyük bir sanatçı olma tutkusuyla 18 yaşında üniversiteye girmiştir.Onun utangaçlığının ve şahlanmış göstermeciliğinin garip harmanı, üniversitede sosyal tabakadan iki kişinin dikkatini çekmiştir; Federico García Lorca ve Luis Buñuel.Film bu üçlünün gençlik dönemlerini, dostluklarını, farklı yönden ilişkilerini ve kendi dallarında bir ressam, bir şair ve bir yönetmen olarak yükselişlerini konu almaktadır.