Gus Thomas
Ray
Tanya Tickler
Linda
Georgina Spelvin
The Elegant Lady
Valerie Marron
Girl Scout
Helen Madigan
Sandy
Cynthia Lee
Governess
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
1980'lerin başında Stevo ve Heroin Bob, muhafazakâr Salt Lake City'de kendilerini bu işe adamış iki pankçıdır.
Genç bir kadın Paris’e yerleşmeye karar verir ve burada zengin insanların yaşadığı bir semtteki, daha çok civarındaki tiyatrolara hizmet veren bir barda garson olarak çalışmaya başlar. Burada bir piyano virtüözüyle, ünlü bir aktrisle ve büyük bir sanat kolleksiyoneriyle tanışır. Bu sayede çocukluğundan beri büyükannesinin bahsedip durduğu “lüks hayatla” da tanışacaktır.
Cleveland Indians adlı beyzbol takımı başarılı bir 34 yılı geride bıraktıktan sonra, takımın sahibi Donald Phelps ölür ve Cleveland Indians, Phelps’in eski dansöz karısı Rachel’a kalır. Cleveland’ın soğuk ikliminden nefret eden Rachel, Indians’ı sıcak Miami’ye taşımaya karar verir. Fakat takımın Cleveland’la anlaşmasında, başka bir şehre gitmeleri için yerine getirmeleri gereken bir madde vardır. Bu maddeye göre, takımın başka bir şehre taşınabilmesi için bir sezonda izlemeye gelenlerin sayısının 800.000’in altında kalması gerekmektedir. Rachel, oynanacak her maçı kaybedecek çok kötü bir takım kurup, seyirci sayısını azaltmak için bir plan yapar. Takımın müdürü Charlie Donovan’la, son 30 yıldır ikinci ligde oynayan bir takımın menajeri olan Lou Brown’a iş verir. Daha sonra da dizinden sakat Jake Taylor’ı, vahşi atışlarıyla tanınan Ricky’yi, gözden düşmüş Roger Dorn’u ve zamanını beyzboldan çok başka sporlara ayıran Pedro Cerrano’yu takıma alırlar...
Şimdiye kadar alay edildiyseniz, atıldıysanız ya da tartaklandıysanız ve haksızlığa uğradıysanız hiç merak etmeyin, artık kahramanlarınız yanı başınızda! Rob Schneider, David Spade ve Jon Heder (Napoleon Dynamite), ezilmenin ne demek olduğunu bilen üç yetişkin arkadaştır. Komşu mahalleden haşan çocukların, bir arkadaşlarının oğluyla alay ettiklerine şahit olduktan sonra sahalara geri dönmeye karar verirler. Eyaletin Küçükler Ligi'nin en iyileriyle karşılaşmak için üç kişilik bir beysbol takımı kurarlar. Şimdi, kasabanın bütün beyinsizleri, salakları ve uyumsuzları bu haksızlığa uğramış zavallı takımı desteklemektedir. Bu curcuna dolu komedinin yönetmenliğini Big Daddy ve Happy Gilmore'un yönetmeni ve yapımcılığını ise Adam Sandler üstlenir.
Annesinin bir seferde doğurduğu yavrular arasında en çelimsiz ve ufak tefeği olan küçük domuz Wilbur, Fern adlı küçük bir kız tarafından (Dakota Fanning) kurtarıldıktan sonra çiftlik hayvanlarının en yeni üyesi olur. Wilbur henüz çok küçük ve deneyimsizdir. Bu da çiftlikteki diğer hayvanların onunla dalga geçmesine, alay etmesine yol açar. Küçük Wilbur'daki arkadaşlık potansiyelini sadece çiftlik evinin çatısında yaşayan örümcek Charlotte görebilmektedir.Wilbur ile Charlotte arasında gelişen arkadaşlık, çiftlikteki diğer hayvanların, küçük domuzun günlerinin sayılı olduğunun farkına varmasıyla kalıcı hale dönüşür. Artık Wilbur'un hayatının kurtuluşu mucizelere kalmış gibidir. Ancak Wilbur'un hayatını kurtarmaya kararlı olan Charlotte onu kurtarabilecek bir formül bulur. Çiftçiyi ikna etmek için domuzun barındığı ahırın kapısına Wilbur'un "kurtarılmaya değer çok özel bir domuz" olduğunu ağlarını kullanarak yazar.