Elissa Landi
Blossom Bailey
Frank Morgan
John Hunter Yates
Joseph Schildkraut
Zukowski
Doris Lloyd
Elinor Yates
Clara Blandick
Miss Gower
Shirley Grey
Gilda Gordon
Samuel S. Hinds
Winters
Henry Kolker
Jones
Arthur Stuart Hull
Smith
C. Montague Shaw
Brown
Howard Hickman
Dutton
Robert Graves
Wiggins
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Samuel Taylor'un oyunundan uyarlanan bu romantik komedide, unutulmaz Audrey Hepburn, Sabrina'ya hayat veriyor. New York'un ve aslında Amerika'nın en zengin ailelerinden Larabee'lerin şöforü Fairchild'ın (John Williams) kızı olan Sabrina, küçük yaştan itibaren savurgan davetlerin gizli şahidi olarak büyümüş ve kendisine sanki hiç yaşamıyormuş gibi davranan ailenin uçarı sosyete çapkını küçük oğlu David'e (William Holden) platonik bir aşkla bağlanmıştır. Sabrina 20 yaşına geldiğinde babası tarafından Paris'e gönderilir. Böylece hem David saplantısından kurtulacak, hem de dünyanın en ünlü aşçı okulundan mezun olacaktır. İki yıl sonra geri döndüğünde Sabrina, yaşamı ve zevklerini öğrenmiş, çekici ve 'modaya uygun' bir hanımefendi olmuştur. Sabrina'nın karşıkonulmaz zerafeti ve büyülü havası, üç kez evlenip boşanmış olan 'kadın avcısı' David'i bir kaç dakika içerisinde fetheder..
Terk edilmiş bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü.Florentino Ariza,13 yaşında ilk gördüğü andan beri güzel bir Latin kadını olan Fermina Dazave'ye karşılıksız bir aşk duymaktadır. Ancak kızı Fermina için Florentina'dan daha iyi bir damat düşünen baba kızını evden uzaklaştırır. Doktor Juvenal Urbino ise iyi bir damat adayı olarak karşılarına çıkacak, olaylar bu aşk üçgeninde beklenmedik sürprizlerle ilerleyecektir.
Şabat'tan üç gün önce 1979'da İsrail'in Hayfa kentinde geçen hikaye; üç çocuk yetiştirmeye, evden çalışmaya ve ailesinin katı Fas geleneklerini gözlemlemeye çalışan genç kadın Viviane'yi ele almaktadır. Viviane kendisini evli kalmasını, sevilme ve özgür olma kavramlarını geride bırakmasını isteyen kocası ve erkek kardeşleriyle sürekli çelişki içerisinde bulur.
Zengin sanayici Phillip Stevens'ın özel Boeing 747'si, Florida'dan Washington'a uçarken Bermuda Şeytan Üçgeni yakınlarında düşer ve okyanusun derinliklerinde batar. Uçakta Stevens'ın sanat koleksiyonu ve seçkin davetliler vardır. Kaza, kaptan Don Gallagher'in (Jack Lemmon) hatalı navigasyon ve yoğun sis nedeniyle bir petrol platformuna çarpmasıyla gerçekleşir. Batık uçakta mahsur kalan yolcular, oksijen ve zaman tükenirken panikle mücadele eder. Don ve mürettebat, su basmasını önlemeye çalışırken, denizaltı kurtarma ekibi (James Stewart ve Christopher Lee) ile iletişim kurmaya çalışır. Basınç ve su sızıntıları arasında hayatta kalmak için mücadele eden yolcular, kurtarma ekiplerinin ulaşmasını bekler.
Lazarus’un blues çaldığı günler geride kalmıştır. Hayatının kadınını bulduğuna inanarak evlenmiş, blues şarkıları söylemeyi bırakmıştır. Karısı tarafından aldatılıp evliliği paramparça olunca, sadece hayallerini kaybetmez, ihanetin getirdiği aşağılanmada ruhunun da kaybolduğunu hisseder. Aradığı huzuru yeniden eski dostu gitarında ve blues şarkılarında bulmaya çalışır. Ta ki karşısına Rae çıkıncaya kadar.