Géza Röhrig
Jesus
Matthias Schoenaerts
Peter
Mark Rylance
Satan
Joseph Fiennes
Douglas Booth
Alfonso Postiglione
John Rhys-Davies
Uriah the Chief Elder
Lorenzo Gioielli
Con O'Neill
Enoch
Aidan Turner
Andrew
Ben Kingsley
Numan Acar
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Sir Richard Attenborough'nun yönettiği Shadowlands hüzünlü ve huzurlu bir film. C.S Lewis (Anthony Hopkins) Oxford'da ders veren bir kitap yazarı. 1930'lu yıllarda geçen öyküde, Lewis'in Amerikalı bir hayranı olan Joy Gresham (Debra Winger) onunla tanışmak için İngiltere'ye geliyor. Birlikte çay içen iki edebiyat tutkunu bir süre sonra aşık oluyorlar, ancak bu aşk ikisinin de yaşamlarını mahvediyor. William Nicholson'un senaryosundan uyarlanan film, daha önce tiyatrolarda da sahnelenmiş ve büyük ilgi toplamıştı.
Umberto Eco'nun ünlü romanından sinemaya uyarlanan Gülün Adı (The Name Of The Rose), ortaçağda yaşanan heyecan yüklü bir detektif öyküsü aslında. Bir manastırda meydana gelen esrarengiz cinayetleri araştıran William ve genç çömezi Adso büyük bir belanın içinde olduklarını anlayacaktır. Felsefe ve edebiyatla dirsek temasını hiç kesmeyen filmi Jean Jacques Annaud yönetiyor. Jean-Jacques Annaud'u, Ayı, Sevgili, Tibet'te Yedi Yıl gibi filmlerden de tanıyoruz.
1880'lerin Güney Amerika'sında, ormanın derinliklerinde bir misyoner çarmıha gerilerek öldürüldükten sonra Peder Gabriel sorumlu kabîle ile irtibat kurmaya çalışır. Fakat yüksek tepelerde yerlileri arayan tek kişi Peder değildir. Sevgiden yoksun köle avcısı Mendoza da bu dokunulmamış bölgeyi keşfetmiştir. Mendoza sevdiği yegâne iki kişi olan kardeşi Felipe ve zengin ve genç bir dul olan Carlotte'un ilişkisini öğrenince kardeşini öldürecek kadar katı kalplidir. Ancak Peder Gabriel'in çabalarıyla misyona katılacak ve vahşi ormanlarda yerliler için çalışacak, hatta Peder'in tepkisine rağmen bu yolda savaşacaktır.
Celess ve Tina'nın oyunu oynayışı, onların sıradan para avcısı olarak kabul edilmelerini engelliyor. Bu kadınlar, karmaşık ve dikkatlice planlanmış stratejilerle, zenginliklerini arttırmaya yönelik hedeflerine ulaşıyorlar. Ancak onları sıradan para avcılarından ayıran şey, bu hedefe ulaşmak için bir oyun oynuyormuş gibi hareket etmeleridir. Onlar, sadece maddi değeri yüksek olanı arayan kişilerden çok daha fazlasıdır. Bu karmaşık ve dikkat çekici karakterler, sadece zenginlik peşinde koşmayıp, aynı zamanda yaşamlarındaki karmaşık ve entelektüel ilişkileri de yönetmeyi öğrenmişlerdir.
Hristiyanlığın ilk zamanlarında ve imparator Neron döneminde geçer.Romalı asker Marcus Vinicius (Robert Taylor) güzel Lygia(Deborah Kerr)'ya aşık olur ancak aşkına karşılık alamaz. Bir süre sonra sevdiği kadının Hristiyan olduğunu ve Roma'nın yakıldığını öğrenince onu kurtarmak için Romaya geri döner. Neron döneminde Hristiyanların gördüğü zulmü anlatan film 8 dalda Oscara aday gösterilmiştir.
II. Dünya Savaşı sırasında bir Japon esir kampında geçen film, Japon subaylarla İngiliz esirler arasında yaşanan gerilim dolu günleri anlatıyor. Savaş karşıtı olduğu kadar insan ve toplum psikolojisinin derinlerine inen filmin kadrosunda David Bowie ve Takeshi Kitano gibi iki efsane yer alıyor.
Sinemanın en aşağılayıcı tecavüz sahnelerinden birini içeren mahkeme draması. Erkeklerin tahrik sınırının tecavüz için hoşgörülür olabilme ölçüsünü ve tecavüzün boyutlarını sorgulayan bir davayı, bir gerçek yaşam öyküsünü Jodie Foster'in muhteşem oyunculuğu ile birleştirip Jodie'ye ilk oscarını kazandırmıştı. Erkek arkadaşı ile kavga ettikten ve biraz da içtikten sonra flörtiz bir havaya giren Sarah Tobias'ın bir barda, oyun masası üzerinde üç erkeğin tecavüzüne uğraması ve bardaki bütün erkeklerin olayı seyretmesi, tezahürat etmesi ve alkışlaması ertesinde yaşadıklarını Amerikan hukuk sistemine kabul ettirme uğraşını anlatır film. Çevresinde her zaman fazla dağınık olarak bilinen Sarah'nın hali, tavrı, davranışları, o akşam ne kadar irade sahibi olduğu mahkemede tartışılır; Sarah'nın gerçekten tecavüze uğrayıp uğramadığı, tahrik edici davranışları sorgulanır.