María Mercedes Coroy
Alma
Sabrina De La Hoz
Natalia
Margarita Kénefic
Carmen
Julio Díaz
Enrique
María Telón
Valeriana
Juan Pablo Olyslager
Letona
Ayla-Elea Hurtado
Sara
Enrique Argüello
Abogado
Alejandra Colom
Periodista
Marvin Coroy
Intérprete
Pedro Javier Silva Lira
Policier
Maria Marcos
Mujer Ixil
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
1963’te Hamburg’da serbest gazeteci olarak çalışan Peter Miller, intihar etmiş bir Yahudi'nin günlüğünü okuduktan sonra 2. Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarındaki mezalime merak salar. Özellikle bunların birinde komutanlık yapmış bir subayı bulmayı takıntı haline getirir.
Film 1937-38 yıllarında Japonların, Çin'in başkenki Nanjing'i (Nanking) işgalini, ve Çinlilere yaptığı katliamı anlatıyor. Yönetmen her ne kadar Çin'li olsa da tarafsızlığı ile ilgi çekiyor * Son yıllarda izlediğim en iyi drama. Yüreği sızlamayan ya da gözleri dolmayanın insanlığı kalmamıştır bu filmde.
Korgeneral Romeo Dallaire'in aynı isimli çoksatar otobiyografisinden uyarlanan "Şeytanla El Sıkışmak", görevi ile vicdanı arasında seçim yapmak zorunda kalan bir askerin gerçek öyküsü... 1993 yılının sonunda Rwanda'daki Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün başına atanan Romeo Dallaire (Roy Dupuis) kendini kaosun eşiğindeki bir ülkede bulur. Atanmasından kısa bir süre sonra soykırım başlar ama siyasi nedenlerle Barış Gücü'nün görevine son verilir ve geri çağrılır. Elinde güç varken kendisine ihtiyacı olan insanları terk etmeyi vicdanına yediremeyen Dallaire, verilen emirlere rağmen Rwanda'dan ayrılmayı reddedecektir. Birleşmiş Milletler'e yaptığı tüm destek talepleri de reddedilince Dallaire çareyi kendi yöntemlerine baş vurmakta bulacak, ve bu sayede yaklaşık 30,000 masum insanın hayatını kurtaracaktır...
Filmin başkarakteri yolda kalan AGİT çevirmeni Lukas. Gidecek bir yeri olmadığı için Vova adında çılgın bir adamın evine sığınan Lukas, kısa sürede bu uzak köyün akıldışı evrenine alışır. Hem Vova’nın kızı Maruşka’yla yakınlaşır hem de taşrada yaşama fikrine ısınır.
Film, Hitler sonrası döneme ışık tutuyor. II. Dünya Savaşı’nın ardından dünyanın Auschwitz’teki soykırıma ve ne tür bir vahşet yaşandığına dair en ufak bir fikri yoktur. Toplama kamplarıyla ilgili binlerce gizli belge mevcut olsa da, Nazi otoriteleri ve kamptan kaçmayı başaran esirler sessiz kalmış veya buna zorlanmıştır. Yıllar sonra genç savcı Johann, tesadüf eseri bazı kanıtlara ulaşır ve kamptan kurtulan esirlerle kampta görev almış Nazi subaylarını tek tek sorgulamaya başlar. İdealist savcı, hem ülkesinin hem de insanlığın yüzleşmesi için bu korkunç olayları gün yüzüne çıkarmaya, sorumluları adalete teslim etmeye kararlıdır. Sorgular sırasında derinlere indikçe Auschwitz’te yaşananlara dair akıl almaz deliller elde edecek ve bu deliller, dünya tarihini sonsuza dek değiştirecektir.