Lane Young
Sophomore Girl
Kassie Johnston
Senior Girl
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Ciddi bir yaşlanma hastalığı olan Jack Powell, yaşıtlarına oranla dört kat daha hızlı yaşlanınca 10 yaşında bir çocuk olmasına rağmen 40 yaşında bir adam gibi görünür. Ailesi tarafından sürekli korunan Jack, özel öğretmeni Lawrence Woodruff sayesinde okula başlayacaktır..
Eskiden başarılı bir basketbol oyuncusu olan Ken Carter, mezun olduğu Richmond Lisesinden gelen koçluk teklifini kabul eder. Koç Carter oyuncularının sahada kazananlar olmasının yanında, sınıflarında da çok başarılı olmalarını istemektedir. Bundan dolayı tüm oyuncularını, ortalamalarını 2.3'ün üzerinde tutacaklarına, sınıfta en ön sırada oturacaklarına ve tüm derslere gireceklerine dair bir sözleşme imzalamaya zorlar. İş disipline geldiği zaman koç Carter tamamen acımasızdır, kondisyonun ve defansın her zaman hücumdan önemli olduğunu savunmuş ve takımını da bu yönde çalıştırmaya başlamıştır. Programı işlemiştir, takım sezona müthiş bir başlangıç yapmış ve her şey çok iyi gitmektedir. Ta ki oyuncuların akademik ilerleme raporları gelinceye dek...
Yaşıtlarının çoğu MySpace’teki veya Facebook’taki sayfasını güncellerken, alışveriş merkezlerinde alışveriş yaparken Minnesota’lı zeki bir kız olan Juno. hayatını kendi koyduğu kurallara göre yaşar. Her zamanki gibi sıkıcı geçen bir öğle sonrasında erkek arkadaşı Paulie Bleeker ile sevişmeye karar verir.Cinsel ilişki sonrasında önceden planlanmamış bir hamilelikle yüz yüze kalan Juno ile en iyi kız arkadaşı Leah, Juno’nun henüz doğmamış bebeğini evlat edinecek bir aile bulmak için bir plan geliştirirler. İkisinin gözüne kestirdiği ilk aile, evlat edinme özlemiyle yanıp tutuşan Mark ve Vanessa Loring çifti olur.
Film, enerjik ve karizmatik bir öğretmen olan Rainer Wegner'ın otokrasi üzerine verdiği ders ile başlar. Öğrencilerin ilgisizliği üzerine dikkatlerini çekmek için bir deney yapmaya karar verir. Öğrencilerinden kendisini liderleri olarak kâbul etmelerini ve kendisine Mr. Wegner diye hitap etmelerini ister. “Disiplin aracılığıyla güç” sloganını seçer, bir logo yaratır ve gizli bir işaretle iletişim kuran bu gruba “The Wave” adını verir. Öğrenciler, umulmadık bir şekilde bu deneyden zevk almaya başlarlar. Ancak grup giderek kontrolden çıkar ve kısa sürede farklı boyutlara ulaşır * 1967 yılında California'da yaşanmış gerçek bir olayı günümüz Almanyasına aktaran The Wave, faşizmin köklerine dair etkileyici ve güncel bir hikaye * Birazcık abartı olsa da hiç fena değil. Otokrasi'nin gerçek yüzünü ortaya çıkartmaya çalışmışlar ve başarmışlar da.
Genç bir İngiliz bayan (Sue) büyükbabasının 1920 yıllarında Hindistan'ın özgürlüğü hakkında yazdığı günlüğü ile ilgili bir belgesel çekmek için Hindistan'a gider. Hindistan'da kendisine yardım etmeyi kabul eden Hintli genç kız (Sonia) ile birlikte belgesel filmde oynayacak oyuncuyu üniversitede aramaya kalkışırlar. Kültüründen uzaklaşmış birçok aday kitlesinden sonra kötünün iyisi tadında bir grup oluşturulur. Grup, belgesel çekildikçe konuyu kavramaya, benimsemeye ve haliyle de bilinçlenmeye başlar * Çok eğlenceli, neşeli giderken sona doğru tam bir trajediye dönüyor herşey * Tam anlamıyla zulmün, direnişin, inancın, hoşgörünün, cesaretin ve Aamir Khan filmlerinin olmazsa olmazı dostluk ile sevginin filmi * Filmin adı Rang De Basanti (Onu Sarıya Boya). Sarı hint kültüründe fedakarlık anlamına gelmekteymiş. Bu yüzden filmin bir kısmı sarı renginde çekilmiş.