Jean-Louis Trintignant
Franz
Philippe Noiret
Georges de Saxe
Anicée Alvina
Carolina de Saxe
Sylvia Kristel
Diana Van Den Berg
Agostina Belli
Maria
Serge Marquand
Mathias
Charles Millot
A kidnapper
Vernon Dobtcheff
A messenger
Jacques Seiler
The taxi driver / Erica's servant / The priest
Michel Berto
Deputy Commissioner
Christine Boisson
Christina, the girl in the trunk / Desdémone
Marc Mazza
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Bir mafya çetesinde kurye olarak çalışan Jerry Welbach (Brad Pitt) kız arkadaşının baskıları sonucunda kafası karışık bir halde bu pis dünyadan çekilip çekilmemeyi kendisiyle tartışmaktadır. Samantha (Julia Roberts) ondan çeteyle ilişkisini bitirmesini kesin olarak istemekte, aksi takdirde terk edeceğini söylemektedir. Jerry'nin patronu ondan Meksika'ya gitmesini ve kısaca 'Meksikalı' olarak bilinen paha biçilmez bir antika silahı ele geçirip getirmesini ister. 'Meksikalı' adını taşıyan bu silah artık başlıbaşına bir efsaneye dönüşmüştür. Silahı bulmak zor olmaz ancak asıl iş onu getirmektir. Ayrıca bu silahın lanetli olduğunu düşünmek için yeterli delil de varken iş iyice zora girer.
Mirasını bırakmak için kaybolan varisini bulmak isteyen yaşlı bir kadın farkında olmadan bir üçkâğıtçıyı ve sahtekâr bir medyumu kiralayınca, Alfred Hitchcock'un alaylı diliyle çekilmiş bu gizemli gerilim filminde işler garipleşmeye başlar. Bruce Dern ve Barbara Harris, yaşlı kadının uzun zamandır kayıp olan yeğenini (William Devane) arayan çifti canlandırıyor. Bu esnada yeğen rolündeki Devane ise güzel sevgilisi (Karen Black) ile fidye için zengin bir Yunan iş adamını kaçırıyor. Gerilim ve komediyi de beraberinde getiren sonu gelmeyen bir gizem, cinayet ve kargaşa...
Küçük bir kır kasabası, parlak ve gelecek vaat eden genç üniversite öğrencisi Aubrey Fleming’in (Lindsay Lohan) sadist bir seri katil tarafından kaçırılıp, işkence edilmesiyle derinden sarsılır. Kaçmayı başaran genç kız hastanede travmatik bir hâlde kendine geldiğinde, kendisinin sandıkları kişi olmadığı ve gerçek Aubrey’nin hâlâ ölümcül bir tehlike içinde olduğu konusunda ısrar eder.Yoğun ve stilize bir psikolojik gerilim olan “I Know Who Killed Me/Beni Öldüreni Tanıyorum”, merkezindeki sürükleyici bulmacayla kimlik, aile ve takıntının karanlık yönlerini irdeliyor.
Genç bir adamın kendinden yaşça büyük evli bir kadınla İlişkisi vardır. Genç adam kadının kocasını çok kıskanmaktadır. Sonunda onu öldürmeleri gerektiğine karar verir. Kadını da buna ikna eder ve bir gece kadının kocası sarhoşken onu öldürürler. Kadın etrafına kocasının başka bir şehre, çalışmaya gittiğini yayar, ilişkileri artık daha rahat devam etmektedir, fakat 3 yıl sonra aniden...