Madeleine Robinson
Marthe
Gérard Philipe
Pierre
Jean Servais
Fred
André Valmy
Georges
Jane Marken
Mme Mathieu
Paul Villé
Mr Curlier
Christian Ferry
Le pupille de la nation
Yves Marthel
Arthur
Gabrielle Fontan
The Old Woman in the Bus
Gabriel Gobin
Mona Dol
Madame Curlier
Julien Carette
The Traveller
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Dedektif Nishi yeni doğan bebeğini henüz kaybetmiştir ve eşi de ölümcül bir hastalıktan ölmek üzeredir. Doktorlar artık yapacak bir şey olmadığını, onu eve götürmesini ve huzur içinde ölmesini beklemesini söylerler. Nishi aynı zamanda iş arkadaşı Horibe'nin ciddi bir şekilde yaralandığını ve belki de tekerlekli sandalyeye mahkum olabileceğini öğrenir. Horibe'yi ziyarete giden Nishi'nin hayatı, öğrendiği inanılmaz gerçeklerle ve içine gireceği bir suç çemberiyle tamamen değişecektir.
15 yaşındaki Pauline ve kuzeni Marion Atlantik kıyılarında tatil yapmaktadır. Marion ona karşı ilgisi olan eski bir arkadaşı Pierre ile karşılaşır. Fakat Marion ilişkinin kısa süreli olacağını bildiği halde daha maceraperest olan Henri'yi tercih eder. Bu sırada Pauline erkek arkadaşı Sylvain ile aşk yaşamaktadır. Henri Pauline'nin yeni erkek arkadaşını kendisini Marion'la olan karmaşık durumdan kurtarmak için kullanır ve Pauline bu durumdan hiç hoşnut değildir...
Giderek yaşlanan iki kardeş film aktrisi Hollywood’ta aynı evde beraber yaşamaktadırlar. Jane Hudson, şöhreti çocuk yaşta kazanmış bir film yıldızıdır. Kardeşi Blanche ise şöhretini kardeşine kaptırmış “kaybeden” eski bir yıldızdır.Jane sakat kardeşi Blanche’a bakmak zorunda kalmıştır. Baş başa kalan iki kız kardeş tüm nefretlerini, sakladıkları gerçekleri ortaya dökmeye ve birbirlerinden geçmişin hesabını sormaya başlayacaklardır.
Babasının aldığı iş teklifi sonucu, ailesiyle birlikte Küba'ya taşınmak zorunda kalan 18 yaşındaki Katey Miller, ilk başta babasının sıkıcı iş çevresine hapsolacağını düşünerek mutsuz olur. Ancak şehre gelir gelmez, garsonluk yaparak geçimini sağlayan Javier ile arkadaşlık kurar. Fazlasıyla iyi bir dansçı olan Javier ve onun temsil ettiği yaşam tarzına hayran olan Katey, kısa sürede genç adama gönlünü kaptırır. Şimdi tek arzusu, aşık olduğu adamla birlikte bir dans yarışmasına katılabilmektir. Katey ve Javier'nin içi aşk ateşiyle yanarken, Küba sokakları da şiddetli bir devrimin ateşiyle yanmaya hazırlanmaktadır.
Sessiz sinema doneminin unutulmaz yapitlari arasinda yer alan ve kurgu ile belgesel anlayisin icice gectigi film, 1920’lerin Berlin’inde yasayan kendisini canlandiran, oyunculuk deneyimi olmayan bes genc Berlinli’nin bir Pazar gununu anlatiyor. Bir hikâye anlatmaktan ziyade o tatil gununun rahatligini pelikul uzerinde belgelemektir amaci. Kamera filmin buyuk bolumunde sokaklarda, gercek mekânlardadir. Bu baglamda hem Siirsel Gercekcilik’in hem de Italyan Yeni Gercekciligi’nin oncusu sayilir. Nazi Partisi’nin iktidara gelmesinden sadece birkac yil oncesinin Almanyasi’ni ve bambaska bir ruh halini gostermesi bir yana, yaraticilarinin tumunun III. Reich doneminde Hollywood’a kacip, orada une kavusmasiyla da ayrica sinema tarihinde onemli bir yere sahiptir…
1941 yılında Hawaii 'de Japonların Pearl Harbor baskınının öncesinde bir Amerikan askeri üssünde geçer. Adaya yeni transfer edilmiş Er Robert Prewitt'in yetenekli bir boksör olduğu için boks takımında dövüşmesi istenir. Vicdani sebeplerden dolayı teklifi reddeden er Prewitt'i zor günler beklemektedir.Kararını değiştirmesi için başta Başçavuş Milton Warden olmak üzere diğer astsubaylar tüm zor görevleri er Prewitt'in üstüne yıkarak hayatı onun için zorlaştırmaya başlarlar.Bu zor zamanlarında derdini kelimelere dökemeyen Prewitt trompetini üfleyerek çıkardığı melodilerle teselli bulmaya çalışır.Tek destekçisi ise disiplinsiz ve şakacı arkadaşı Er Angelo Maggio (Frank Sinatra) 'dır...