Georgina Haig
Jolene Andersen
Katharine Isabelle
Lubov
Vera Cherny
Osa Wallander
Jonathan Scarfe
David M. Edelstien
Carmen Argenziano
Hunter Doohan
Ivan
Heather Alexander
Kerstin Alm
Forest Baker
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Aşk ve savaş üzerine alışılmadık derecede sevimli, zeki ve komik bir film. “Guguk Kuşu”, Rus askerlerin Finli keskin nişancılara taktığı addır. Eylül 1944. Finlandiya, SSCB ile bir ateşkes antlaşması imzalayarak savaştan çekilir. Ama nefretin anlamsızlığının büsbütün ortaya çıktığı bir yerde, gözden ırak bir çiftlikte kıstırılmış olan filmin ana karakterleri bu gerçekten haberdar değildir. Gizli servisin tutukladığı Rus yüzbaşı İvan ile Finli keskin nişancı Veiko talihin bir cilvesi olarak aynı yere sığınmak zorunda kalır; burası, onlara düşman değil de birer erkek gözüyle bakan Anni adlı genç Lapon kadının çiftliğidir. Üçü, birkaç gün aynı yerde birlikte yaşamak zorunda kalır. Herbiri yalnızca kendi anadilini (Fince, Rusça, Laponca) konuşabildiği için, kimi komik, kimi trajik müthiş yanlış anlamalar ortaya çıkar.
Hayatında çok fazla şey yaşayan Clint, kendisi için yeni bir sayfa açmak ister. Eski yaşamını ardından bırakmak isteyen adam, yaşadığı şehirden uzakta ıssız bir kulübeye yerleşir. Burada Mitchell adında bir adam ile garip bir kafe işletmeye başlar. Ancak eski yaşantısının kargaşasından uzaklaşmak için geldiği bu yerde sakinleşmeyi başaramaz. Gerçek olan ile olmayanı birbirine karıştırmaya başlayan Clint, bir süre sonra kendisini destansı bir yolcuğun içinde bulur.
Taliban rejiminin hüküm sürdüğü Afganistan'da kadınların yanlarında bir erkek akrabaları olmadan sokağa çıkmaları yasaklanmıştır. Hiçbir erkek yakını olmayan kadınlarsa evlerinde açlıktan ölmeye mahkumdur.Bir anne ve oniki yaşındaki kızı da Taliban başa geçtikten sonra işsiz kalırlar ve anne kocasıyla erkek kardeşini savaşta kaybeder. Kendisi ve çocuğunu hayatta tutabilmek için annenin yapabileceği tek birşey vardır. Kızını erkek kılığına sokmak... Artık her dakikaları Taliban askerleri tarafından farkedilme ve öldürülme korkusuyla geçmeye başlar. Hayat artık zorlu bir yolculuğun ucundadır.
1940 yılında Sovyet Rusya'ya bağlı Sibirya'daki çalışma kampından özgürlükleri için kaçtıktan sonra 6000 km yürüyerek Gobi Çölü'nü aşıp Hindistan'a ulaşan bir grup esirin yaşadıkları macerayı ve dramı ustalıkla anlatan gerçek olaylara dayanan bir yol öyküsü.
Yıl 1905... Bir kadın, Amerika'nın ünlü askeri akademisi West Point'teki oğluna mektup yazmaktadır. Öyküsünü anlatırken uzun yıllar sır olarak sakladığı doğumu ile ilgili gizli gerçeği de ona açıklar * 1885'te genç Amerikalı Jane Callahan, Rusya'ya seyahate gitmektedir. Şık, ihtiraslı bir delikanlı olan Andrey Tolstoy'la da bu yolculuk sırasında tanışır. Askeri öğrenci, bu güzel ve alışılmadık yabancıya delicesine aşık olur * Yakışıklı askeri öğrenci Tolstoy'la yeniden karşılaşmak umuduyla Askeri Akademi'ye giden Jane, orada General Radlov'la tanışır. Jane, kısa sürede Radlov'un aklını başından alır. Jane ile evlenmeye karar veren Radlov, tesadüfen yolda karşılaştığı Tolstoy'dan McCracken'a giderken kendisiyle gelmesini ve ona yapacağı evlilik teklifini okumasını ister