Jean Seberg
Mary de Damville
Maurice Ronet
Pierre, comte de Damville
Daniel Gélin
Doctor Jacques Lafaye
Reinhard Kolldehoff
le Major von Pritsch
Mario David
Urbain
Jean Yanne
M. Tricot
Jacques Perrin
Michel
Claude Léveillée
Duncan Presgrave
Stéphane Audran
La femme du Dr. Lafaye / Wife
Jean-Louis Maury
Gestapo Agent
Paul Gégauff
Pierre Gualdi
le curé du village
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Sanayici ve üst tabakadan köklü bir Alman ailesinin nasyonal sosyalizmin yükseliş yıllarındaki hikayesinin anlatıldığı bu filmde ihanet , cinayet , sapkınlık , ensest ...Luchino Visconti'nın unutulmaz ahlaki ve sosyal çöküş hikayesi.
Polonya'nın derinliklerindeki bir ormanda yaşayan fakir bir oduncu ve karısı, çocukları olmadığı için üzüntü duymaktadır. Her gün ormanın içinden geçen trenler, bir gün kadının dikkatini çeker. Sıradan bir yük treni olduğunu düşündüğü trenden aniden bir paket düşer ve karın içine saplanır. Bu olay, çocuk hasreti çeken çiftin hayatında beklenmedik bir gizemin başlangıcı olur.
ABD 'nin 2.Dünya Savaşı 'na katıldıktan sonraki ilk yaz olan 1942 yılının yazında New England 'a bağlı Nantucket adasında tatillerini geçiren 15 yaşlarındaki yeni yetme hayalperest Hermie (Gary Grimes) ve iki arkadaşı Oscy (Jerry Houser) ve Benjie (Oliver Conant) için savaş çok uzaklardadır.Onların tek derdi yeni uyanmaya başlayan cinsel dürtüleri ile nasıl baş edecekleridir.Arkadaşları ilk cinsel deneyimlerini akranları olan kızlarla yaşamaya çalışırken Hermie kocası savaşa gitmiş bir pilotun yalnız yaşayan karısı Dorothy (Jennifer O'Neill) 'ye aşık olur.
Film, Adolf Hitler'in son demlerini anlatmakta. Filmin, 2004'te çekilmiş çok güzel bir muadili de var. Ama onda da Anthony Hopkins yok * Çok güzel, incelikle yapılmış, Hitler'i çok yermeden, o zaman diliminde ki düşüncelerini de sunarak çekilmiş.
Bir çocuğun gözünden savaş! Yıl 1942... Joseph 11 yaşındadır ve bir haziran sabahı, göğsüne dikilmiş sarı bir yıldızla okula gitmek zorundadır. Bir tüccarın sevgisini kazanırken bir fırıncı kendisiyle alay eder. İyilikle kötülük arasında kalan Joseph, Yahudi arkadaşları ve ailesiyle birlikte işgal altındaki Paris’te yaşamı öğrenmeye çalışmaktadır.