Annette Haven
Widow Monique
Paul Thomas
Michael's Attorney
John Seeman
Businessman at Bar
Rock Steadie
Sidecar
John Rolling
Bingo
Elaine Wells
Brunette in White Blouse
Dolores Prissington
Aging Hooker in Kimono
Carl Regal
Michael
Carrie Cohen
Eager Boutique Customer (Non-Sex)
Brice Taylor
Boutique Salesman
Christine Kelly
Holly
Terri Middleton
Transsexual
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Floransa 1934. Değişik kültürlerden gelme bir grup hanımefendi her gün öğleden sonra çay içmek için bir araya gelmektedir. Britanya'nın eski İtalya Büyükelçisinin dul eşi Lady Random, artist ve şarkıcı olan Arabella, aşırı heyecanlı Amerikanlı arkeolog Georgie ile kendi başına buyruk Elsa bu grubun bazı üyeleridir. İçlerinden birisi olan Mary küçük bir çocuğun velisi olur ve kısa süre sonra da tüm grup bu küçük çocuğu sanki kendi evlatlık edinmiş gibi sahiplenmeye ve onu yetiştirmek üzere çalışmaya başlarlar. Ancak bu benzersiz topluluğun düzenli giden yaşantısı politik ortamın değişmeye başlaması üzerine etkilenir ve büyümekte olan Luca artık kendi başının çaresine bakmanın yollarını aramak ve önüne çıkacak zorluklara göğüs germek zorunda kalacaktır.
Bir yurt odasında yolları kesişen üç üniversite öğrencisinin; cinsel kimliklerini keşfetme ve aşkı tanıma yolunda iç içe geçmiş ilişkilerinin duygusal ve sürükleyici hikayesi...
Herşey bayan Henderson 'ın kocasının vefat etmesiyle başlar. Dul kalmasına üzülmeyen bayan Henderson, dul bir kadın olarak nasıl eğlenebileceğini düşünerek üzülmektedir. Zira, diğer dullar tarafından önüne sunulan seçenekler hiç te iştah açıcı değildir. Bir gün tesadüfen, önünden geçtiği bir tiyatronun kapalı olduğunu gören bayan Henderson, şov işine girmeye karar verir. Bir tanıdığı vasıtasıyla, önce şov işinden çok iyi anlayan biri olan bay Van Damm 'ı bulur. Bayan Henderson ile bay Van Damm arasında garip bir bağ kurulur. İkili hem birbirini sevmemekte ve birbirinin ayağına dolanmakta, hemde bundan zevk almakta ve birbirlerini sevmektedirler. Dizginleri ele alan bay Van Damm, kısa sürede işletmeyi kara geçirir. Ancak diğer tüm işletmelerin bay Van Damm 'ın ortaya koyduğu işleri anında taklit etmeleri, orta vadede büyük finansal sıkıntılar doğurur.
Hayata dair beklentisi kalmayan depresif İngiliz yazar Yunan asıllı Basil’e Girit’te bir maden ocağı miras kalır.Hayatına yeniden çekidüzen verme hevesiyle adaya gelen Basil burada anormal davranışları olan, kabasaba ama hayata şehvetle bağlı orta yaşlı bir Yunanlı Alexis Zorba ile tanışır.Alexis Zorba Basil’i tamamen himayesi altına alır.Zorba’nın hayat felsefesi ise yenilgileri umursamamaktır. Zorba'ya göre yenilgiler hayatın kaçınılmaz parçalarıdır ve o yenilgileri sürekli yaşamak edinilen zaferleri önemli kılar. Basil Yunanlıların dünyevi zevklerini keşfettikçe hayata bakış açısı da gittikçe değişmektedir.
Bayan Daisy, iyi bir yaşamı olsa da kendisini hiçbir zaman zengin görmeyen ve fakir olduğu günleri unutmayan kendi halinde, eski öğretmen olan yaşlı bir kadındır. Daisy, araba kullanma konusunda sürekli sorunlar yaşamaktadır. Bu sebeple, oğlu Boolie, ona bir şoför tutmaya karar verir ve çalıştığı yerde iyi bir iş çıkaran Hoke Colburn'ü annesinin şoförü olarak işe alır. Ancak Bayan Daisy, bir şoföre ihtiyacı olmadığını düşünmekte ve Hoke'u her seferinde azarlamaktadır. Oysa farklı kişiliklere sahip bu iki insanın aslında birçok ortak yönü vardır. Çıktıkları hayat yolculuğunda, ömür boyu sürecek bir dostluk kuracaklardır.
Silahlı bir katliama kurban giden bir adamın dul kalan eşi, silah üreticilerine dava açınca, bu patlayıcı duruşmada çıkarlar çok yükselir. Terazideki milyonlarca dolar ile, ahlaksız bir juri uzmanı, müşterisi için, seçilmiş juriyi garantiye almak için harcamadan kaçınmayacaktır. Jurinin, bir üyesi tarafından, kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirildiği açığa çıkınca tansiyon yükselir. Bu davada, kazanmak için her şey yapılacaktır...