Ekkehardt Belle
Pauli
Jean-Claude Bouillon
Ralph
Sylvia Kristel
Julia
Tordai Teri
Yvonne
Gisela Hahn
Myriam
Peter Berling
Uncle Alex
Rose Renée Roth
Mimi
Christine Glasner
Silvana
Dominique Delpierre
Hildegard
Alois Mittermaier
Gerald
Michael Tietz
Train Conductor
Manfred Spies
Man on train
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Kızlarının mezuniyet gecesinde bekaretlerini kaybetmelerine hazırlandığını öğrenen üç baba bir araya gelir. Üç baba, kızlarını çok geç olmadan durdurmaya çalışacaklardır.
Annesiyle yaşayan orta yaşlı adamdır Elling. Onu kaybedince durumla başedemez ve zaten zengin Norveç hükümeti bu tür insanlar için her an 'yardıma' hazır olduğu için kahramanımız kendini bir kliniğe yatırılmış olarak bulur. Oda arkadaşı Kjell, orta yaşlı, kafayı sekse takmış ancak hayatında bir kadınla birlikte olamamış bir adamdır. İkili en sonunda serbest kalırlar. Bir gözetmenin kontrolünde Oslo'da bir apartman dairesinde yaşamaya başlarlar. Kjell üst kattaki komşularına âşık olur. Elling'in en büyük korkusu ise tekrar kliniğe kapatılmaktır. Sonunda kendisini şiir yazmaya verir. İki asosyal kahramanın sosyal yaşama geçme çabalarıyla bireysel yalnızlığı ve dostluk ilişkisini anlatan film en iyi yabancı film dalında Oscar adayı olmuştu.
Kızlara nasıl yaklaşacaklarını bilmeyen 4 delikanlı, bu konularda daha tecrübeli dört genç kız ve pasta alır. Yılın en komik filmlerinden biri olmaya aday olan film aynı zamanda pastayı seks aracı olarak da kullanan ilk film.
1920li yılların sonunda Hindiçin Liseli bir Fransız kız, Mekong nehrindeki bir vapurda zengin bir Çinli ile tanışır ve onun birlikte yolculuk etme teklifini kabul eder. Sonrasında genç kız, adamın garsoniyerine gidecek ve ilk aşkı orada yaşayacaktır. Irklar arası sürtüşmenin, para ve statü gibi değerlerin şekillendirdiği bu tutku dolu ilişki, Çinli adam için ömür boyu unutulmayacak gerçek aşk anlamını taşıyacaktır. Ünlü yazar Marguerite Durasın Fransanın en önemli edebiyat ödülü Prix Goncourta layık görülen ve kendi yaşam öyküsünden izler taşıyan romanından, baş döndürücü güzellikte bir uyarlama.
Floriane yüzme takımı üyesi, alımlı, sarışın ve mükemmel vücutlu bir kız. Küçük ve erkeksi olan Marie içe dönük ve utangaç. Gözlemlemeyi sevenlerden. Anne’in ise kilo problemi var ve biraz dertli ama aynı zamanda lafını esirgemeyen ve dışa dönük bir tip. Anne, gözleri Floriane’dan başkasını görmeyen bir erkek yüzücüye “abayı yakmış”. Bu üç kızın arasındaki ilişki, duyguların yüzme havuzunun ışıltılı ve kuralcı ortamından soyunma odalarının ve yatak odalarının kişisel alanına geçip, arzunun ve kıskançlığın karanlık dehlizlerinde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte farklı bir boyut alır. Yetişkinliğe has özel hayat çelişkileri, kamuya açılıp ergenliğin güvenli dünyasını istila edince ayarlar bozulur… Paris’in hemen dışındaki bir banliyöde geçen Nilüferler senkronize yüzme dünyasından gelen birbirinden çok farklı üç kızın içinden geçtikleri duygusal aşamaları takip eden bir film
20. yüzyılın başlarında İngiltere"deyiz. Liseli bir genç kız, yaz tatili sırasında cinselliğini keşfetmeye başlıyor. Genç kız Bilitis, arkadaşı Melissa ve kocsının seviştiklerini gördüğünde şaşkına döner. Melissa, Bilitis"i kadınca duygularını keşfetmesi için cesaretlendirir ve onun genç fotoğrafçı Lucas ile görüşmesini sağlar. İzleme Grubu: 18 Yaşından küçükler izlememelidir