Andy Kaufman
Val
Bernadette Peters
Aqua
Randy Quaid
Charlie
Kenneth McMillan
Max
Christopher Guest
Calvin
Melanie Mayron
Susan
Richard B. Shull
Factory Boss
Dick Miller
Factory Watchman
Kathleen Freeman
Helicopter Pilot
Mary Woronov
Party House Owner
Paul Bartel
Party Guest
Wally Ann Wharton
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
İrlandalı grup The Frames’den Glen Hansard’ın başrole soyunduğu film, bir sokak müzisyeni ile bir Çek göçmenin yegane aşk hikayelerini anlatan şarkılarını yazarak, prova ederek ve kaydederek geçirdikleri olaylı bir haftayı anlatıyor.Babasının elektrikli süpürge tamir dükkanında yarım zamanlı çalışan adamımızın asıl hayali kendi şarkılarını çalıp bir albüm çıkartmak. Yakın zamanda Londra’ya taşınan kız arkadaşı tarafından terk edilmiş ve duygusal olarak çökmüş bir adam.
Film, Darjeeling Limited filmindeki kardeşlerden Jack ve kendisini Paris'te ansızın ziyaret eden eski kız arkadaşı (Natalie Portman) arasındaki ilişkiyi yansıtıyor. Hotel Chevalier asıl film olan Darjeeling Limited'e sadece giriş yapmakla kalmayıp filmin derinleşmesini sağlayan bir ön çalışma niteliğinde.
İki küçük çocuk ve geminin kaptanı, bir gemi kazasından sağ çıkan tek kişilerdir ve sağ salim, tropik bir adaya çıkmayı başarırlar. Bir süre sonra kaptan ölür ve çocuklar bir başlarına kalırlar. Günler günleri kovalar ve yıllar geçer. Emmeline ve Richard doğanın güzelliği ve egzotik ortamı içerisinde kendileri için yaptıkları evde büyürler. Yetişkinlikle beraber gelen fiziksel ve duygusal değişimlerle baş etmeyi kendi kendilerine öğrenirler. Olgunlaşmaya başladıklarında birbirlerine duydukları çocukça sevgi, yerini duygusal ve derin bir aşka bırakır. Bir de çocukları olur. Acaba yeniden medeniyeti görebilecekler midir?
Romeo ve Juliet, birbirine düşman olan iki ailenin çocuklarıdır. Karşılaştıkları ilk anda aşık olmuşlar ve böylece kavuşamama öyküleri başlamıştır. Juliet, Romeo'ya kavuşmak için ailesini yok saymayı göze alamaz ve kendini yok saymaya karar verir. Böylece rahibin yardımını alarak bir zehir içer; herkes onu ölmüş bilecektir. Ancak Romeo döndüğünde Julıet'in öldüğünü zanneder ve kendini öldürür. Romeo ve Juliet'te basit olarak aşk anlatılıyor denemez. Bunu "aileleri düşman, engellere rağmen vazgeçmeyen imkansız aşk" diye alımladığımızda daha doğru olur. Çünkü oyunun ana konusu en yalın haliyle, aşk ölümü bile göze alır şeklinde özetlenir.
1847 yılında Meksika-Amerika iç savaşında, Yüzbaşı John Boyd (Guy Pearce) terfi alır. Bu terfi sonrası Boyd, Nevada'nın karlı dağlarında ıssız bir savaş biriminde üçüncü adam olarak görev alacaktır. Bu görevde kumandan Hart , inançlı Toffler ve Cleaves ile tanışacaktır. Boyd bu gruba katıldıktan sonra, donmaktan ve açlıktan ölmekten son anda kurtulan bir yabancı olan Colqhoun (Robert Carlyle) de gruba dahil olur. Colqhoun'un anlatıklarına göre şefleri Ives, karlar altında bir mağarada kalınca, bölüğündeki bazı insanları yiyerek hayatta kalmıştır. Bundan sonra Boyd ve diğerleri bu olayın geçtiği mağarada başka sağ insan olup olmadığını bulmak için yola çıkarlar. Fakat Boyd, eski bir Kızılderili efsaneside anlatılan Weendigo adlı canlı et yiyerek beslenen, beslendikçe daha çok isteyen insanüstü bir yamyamın saldırısından korkmaktadır. Acaba kendisi de bu yamyam tarafından yenilecek midir yoksa onun oluşturduğu yamyam sürüsüne mi dahil olacaktır ?
Carmen ile kardeşi Juni, çok sıkıcı bir anne ve babaları olduğunu düşünmektedir. Ancak onların bilmediği bir şey vardır. Zamanında annesi ve babası, kendi ülkelerinin çok gizli birer ajanı olarak çalışmışlar ve sonra evlenip çocuklarına iyi bir hayat yaşatmak için çabalamaktadır.Eski arkadaşlarının bir kısmı aniden ortadan kaybolunca Cortezlerin emeklilik yaşantıları da son bulmuş ve onlara ne olduğunu öğrenmek üzere harekete geçmek zorunda kalmışlardır. Bu eski ve işlerinin erbabı iki ajanın akıllarına gelmeyen şey ise çocuklarının da bu araştırma olayına katılmalarıdır.
Rodney, küçük şehirde yaşayan bir robottur ve en büyük hayali olan keşif yapmak isteği ile büyük şehre gitmeye karar verir. Niyeti ise büyük şehir meşhur bir robot ile tanışarak onun vasıtası ile kendisini geliştirmektir. Ancak aşk kapıda onu beklemektedir. İlk başına gelen şey aşık olmak olur. Güzel bir robota gönlünü kaptırır ve ardından da yaşlı bir başka robot ile birlikte kötücül olana karşı bir savaş başlatırlar.