Ghita Nørby
Eva Thygesen
Judy Gringer
Mette
Jeanne Darville
Tove Thygesen
Ebbe Langberg
Kaptajnløjtnant Poul Adam
Hans Kurt
Fabrikant
Ib Mossin
Poul
Otto Brandenburg
Jesper
Per Wiking
Fessor
Dirch Passer
Freddy
Lau Lauritzen Jr.
Peter Marcell
Hugo Herrestrup
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Büyük okyanusların ve buzulların sevimli ev sahipleri penguenlerin sörf sporunun ilk yaratıcıları oldukları düşünülürse Penguenler Arası Dünya Sörf Şampiyonası'nın ne kadar heyecanlı geçeceğini tahmin edebiliriz.Büyük dalgaların arasında, son derece heyecanlı, tehlikeli ve risk dolu bu yarışmanın arka planında yaşanan komik ve macera dolu olayları keşfetmeye hazır mısınız?Oyuncak Hikayesi 2'nin yönetmen ve senaristi olarak tanıdığımız Ash Brannon ve Tarzan'ın yönetmenliğini yapan Chris Buck'ın yönetmen koltuğunda olduğu Surf's Up, sizleri hem sevimli penguenlerin dünyasına hem de heyecanlı bir yarışmaya davet ediyor!
Tatlı Hayat, Roma şehir yaşantısının modern yozluğunu ve sofistike ahlak çöküntüsünü yüksek sosyetenin peşinde koşan bir gazetecinin gözünden anlatır. Genç gazeteci Marcello Rubini gerçek bir eser yaratmanın düşüyle yaşar; ancak çalıştığı bulvar gazetesinin ona sağladığı para ve prestijden de vazgeçemez. Filmde Marcello'nun yedi günü ve gecesini, birlikte olduğu farklı kadınlarla ilişkilerini, arka planda 1960'ların gençlik ve heyecanıyla kaynayan Roma sokakları ve sosyete yaşantısından kesitlerle izleriz. Marcello seks, içki, partiler ve alemlerle dolu bir dünyada savrulurken bile aslında haz almadığı bu "tatlı hayat"ı sonuna kadar yaşamaya devam eder. Onunki ruhsuz ve heyecansız bir varoluştur. İtalyan sinemasının ilk 3,5 saatlik filmi olan "Tatlı Hayat" gösterime girmesiyle birlikte büyük skandallara ve polemiklere yol açmış, Vatikan tarafından yasaklanmaya çalışılmış, halk tarafından kucaklanmıştır * Yapılmış en muhteşem İtalyan filmi.
Her denizkızının hayali, yakışıklı bir prens ile evlenmek ve normal bir insan gibi hayat sürmektir. Şüphesiz ki sevimli Ariel de, bir gün rüyalarında gördüğü prensle tanışmanın hayallerini kuran bir denizkızı olarak mavi denizlerin serin sularında kulaç atmaktadır. Ancak Ariel, düşlerini gerçeğe dönüştürmek konusunda bir hayli kararlıdır. Bu hayalini gerçekleştirmek uğruna Ursula adlı kötü kalpli bir deniz büyücüsüyle bir anlaşma yapar. Ursula, Ariel'in sesini ister ve bunun karşılığında Ariel'e bir çift bacak verir. Bu sayede Ariel, karaya çıkıp insan Prens Eric ile tanışabilecektir. Kendisine yapılan tüm uyarıları gözardı eden Ariel, kendini bir anda denizin derinliklerinde bulur. Yaptığı anlaşmanın başına açtığı işleri yeni fark edecektir.
Dorm Daze'in devam filminde ilk filmle neredeyse aynı olan aynı orijinal üniversite öğrencisi grubu bu sefer bir tiyatro oyununu sergilemek için pasifikte turistik bir gemidelerdir fakat olaylar paha biçilemez bir elmasın çalınmasını içeren bir duruma dönüşmesiyle ilginç bir hal alır...
Donanmaya henüz katılmış olan bir ABD denizaltısı 2. Dünya Savaşı'nın hemen başlarında Filipinler'de daha limandayken batırılır. Geminin hevesli ve gayretli komutanı (Cary Grant) üstlerinin itirazına rağmen kendi imkanları ile denizaltıyı onarıp savaşa sokabileceğinde ısrar eder. Denizaltıyı onarılacağı emniyetli bölgeye götürürlerken mahsur kalmış bir grup ordu hemşiresi subayı da denizaltıya almak zorunda kalırlar.İlk bakışta sıradan yüzeysel bir durum komedisi gibi gözükse de filmin çevrildikten yarım asır sonra bile hala popüler olarak kalabilmesindeki sırrı, özellikle filmin ikinci yarısında kadınların denizaltıya gelmeleri ile devreye giren kadın erkek ilişileri üzerine kurnazca kurulmuş incelikli mizah ve hicivdir.(Filmin özgün isminde geçen petticoat kelimesi İngilizce'de 'kadınların iç etekliği, kombinezon' anlamına gelmektedir)