John Wayne Gacy
Self
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Yeni özel erişim ve daha önce hiç duyulmamış tanıklıklar, Amerika'nın en kötü şöhretli seri katili Ted Bundy'nin zihnine benzersiz bir bakış açısı sunuyor. O zamandan nefes kesici arşiv ve Bundy'nin kendi sesi, adamın içindeki canavarı ortaya çıkarıyor.
Tam 30 yaşına kadar, kendisini annesinden çok küçük yaşta almış Bart adlı adamın ofisinin altındaki küçük bir depoda yaşayan Danny, bir öldürme makinesi olarak eğtilmiştir. Tüm hayatı yaşadığı bu yeraltındaki odadır. Ve ne zaman ihtiyaç duysa Bart'a onun öğrettiği şekilde hizmet etmektedir. Hayatını para satarak kazanan bir tefeci olan Bart, borç verdiği insanlar geri ödemekte zorluk çektiklerinde ya da geciktiklerinde Danny'yi devreye sokar. Onu bir köpek gibi yetiştirmiştir ve her fırsatta silahı olarak kullanmaktadır. Ta ki Bart bir gün kin tutan müşterilerinden biri tarafından tuzağa düşürülene dek. Danny, bu olaydan sonra kendisini sahiplenen sanatçı Sam ve üvey kızı Victoria'nın yanında sevginin ne olduğunu öğrenirken, Bart'ın öldüğüne inanmaktadır. Fakat Bart ölmemiştir; 'köpeğini' geri almak için döndüğünde Danny'nin eski ve yeni hayatı birbirine girer.
Belçikalı 3 sinema öğrencisinin yönettiği “C’est arrivé près de chez vous”, bir katil olan Benoit’nın hayatından kesitler sunan bir kurmaca belgeseldir (mockumentary). Remy, Andre ve Patrick adında üç sinema öğrencisi ödev olarak Benoit’nın günlük yaşamını ve günlük yaşamın parçası olan cinayet alışkanlığını filme almak isterler. Zaman ilerledikçe farkederler ki Benoit, diğer katillerden farklıdır. Zeki, entelektüel ve sosyal bir insandır, oldukça normal bir yaşamı ve mutlu bir ailesi vardır. Bir yandan bütün olağanlığı ile Benoit'nın günlerini ve işlediği cinayetleri filme alan ekip, diğer yandan bu cinayetlerin bazılarına yardım ederler...
Yıl: 1978 Yer: Ohio, Richfield kasabasındaki Revere Lisesi. 18 yaşındaki Jeffrey liseden mezun olmak üzeridir ama tüm eğitim hayatı boyunca garip ve tuhaf bir çocuk olarak görülmüştür. Ne çok fazla arkadaşa sahip olabilmiş, ne de insanlar tarafından normal biri olarak kabul edilmiştir. Aile yaşamı da sosyal ilişkileri kadar hasarlıdır. Paranoyak bir kişilik bozukluğu yaşayan annesi ve pasif-agresif babasının her gün bitmek bilmeyen kavgaları arasında küçük erkek kardeşi David ile var olmaya çalışmaktadırlar. Babasının kendisinde gördüğü ve korktuğu dürtüleri oğlunda da görüyor olmasının yarattığı endişe ile, Jeffrey‘nin daha normal bir çocuğa dönüşmesini istemektedir. Çocukluğundan beri yolda bulduğu hayvan ölüleri üzerinde çalışmalar ve incelemeler yapmaya meraklı olan Jeffrey, babasının kaygıları sebebiyle sevdiği şeyi bırakmaya zorlanmış ve babasının isteği üzerine daha sosyalleşmeye çalışmakta ve biraz olsun arkadaşlık ilişkileri geliştirmeye başlamıştır.
Holmes ve cesur ortağı Watson, birbirinden tehlikeli maceralara gözlerini karartıp dalıyorlar. Dövüş tekniklerini, efsanevi zekası gibi silah olarak kullanan Holmes, bu serüvende ülkesini tahrip edebilecek ölümcül bir komployu aydınlatmak için yeni bir düşman ile savaşmak zorundadır.
Dedektif Benezet(morgan freeman), St Sebastian karnavalı kutlanırken, iki hafta içinde benzer şekilde öldürülen ikinci çocuk olan 12 yaşındaki bir kız çocuğunun öldürülme olayını soruşturmaktadır. Benezet, avukat Henry Hearst'ı(gene hackman) bu cinayetle ilgili olarak karakola çağırır. 10 dakikalık bir sorgu için polise giden Hearst, sorgulama sırasında bilgi verdikçe, dedektif ondan şüphelenmeye başlar.
Spike Lee'nin 1977 yazında New York'ta işlenen “Sam'in Oğlu” cinayetlerini ele aldığı film, korku ve güvensizlik içinde yaşayan İtalyan-Amerikan kökenli Kuzeydoğu Bronx mahallesi sakinlerine odaklanıyor.