Fern Andra
Ferdinand Robert
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Yirminci yüzyılın başlarında Viyana'da, bir apartman binasında yaşayan genç bir kız olan Lisa (Joan Fontaine), yeni bir kiracı olan konser piyanisti Stefan Brand'a (Louis Jourdan) hayran kalır. Stefan enerjik performanslarıyla kendine bir isim yapar. Lisa, Stefan'a takıntılı hale gelir, onu çalarken dinlemek için geç saatlere kadar ayakta kalır ve gizlice dairesine girip onu uzaktan hayranlıkla izler. Lisa'nın çabalarına rağmen, sadece bir kez karşılaşırlar ve Stefan ona pek aldırmaz.
1700'lerin tam ortasındayız. Genç bir İrlandalı olan Redmond Barry, bir subayı düelloda öldürünce kaçıp yeni bir hayat kurmak ister. Serüvenler sonucu kendisini savaşın ortasında Prusya ordusunda bulur. Savaştan sonra casuslukla görevlendirilip İrlandalı bir Şövalye'nin peşine takılır. Onunla birlikte Prusya'dan kaçar ve kumarbazlığa başlayarak Avrupa'nın kalburüstü sosyetesine burnunun ucunu sokmayı başarır. Ama gözü daha yükseklerdedir.
Oxford'da okuyan Monte ve Roy kardeşler, Birinci Dünya Savaşı başladığında orduya katılırlar ve hayatları tamamen değişir.
Film, daha çok George Sand adıyla bilinen Aandine Aurore Lucie Dupin’in öyküsü. Erkek adı kullanan, yaşadığı 1800’lü yıllarda hiçbir kadının yapmaya cesaret edemeyeceği şekilde pantolon giyen ve aslında en çok da aşklarıyla hatırlanan George Sand’in öyküsü...
Güney Fransa’da genç bir aristokrat, Marki Gregoire Poncudelon de Malavoy, köylüler arasında ürkütücü boyutlara varan sıtma salgınlarına neden olan bataklığı kurutmak için gereken kanalizasyon sistemini kurmaya karar verir. Ne var ki, bu iş için gereken parası yoktur. Marki Poncudelon, çareyi krala başvurmakta bulur ve Paris’e kralın yaşadığı Versailles Sarayı’na gider. Soylu bir amaca hizmet eden isteğinin geri çevrilmeyeceğine inandığı için de kraldan bir görüşme talep eder. Bilmediği şey, yüzlerce soylunun da kralla görüşmek için beklediğidir. Bu görüşmeyi koparmak hiç de göründüğü gibi kolay değildir. Sarayda iş yaptırabilmenin yolları oldukça farklıdır. Bir kere zeki ve kurnaz olmak gerekir.
Norman (Normandiya'da yaşayan Frenk ve İskandinav kökenli halk) şövalyesi Jean de Carrouges ve Norman beyi Jacques le Gris eskiden çok yakın arkadaşlardır. Carrouges savaşa gider ve döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir. Le Gris, Carrouges'in karısına tecavüz etmek suçundan yargılanıyordur. Ancak kimse Margerite'e inanmaz. Bunun üzerine asker, karara itiraz etmek üzere Fransa kralına kadar gider. Hakim açısından ise Le Gris avantajlı konumdadır. Mahkemenin yeni kararına göre iki adam düello yapacak ve bu düellonun sonucunca biri ölecektir. Hayatta kalan kişi Tanrı'nın isteğini yerine getirmiş olacak ve eğer ki Le Gris hayatta kalırsa da aklanacaktır. Ayrıca eğer ki Carrouges kaybederse karısı ceza olarak bir kazığa bağlanarak yakılacaktır.