Cecilia Milocco
Molly
Krister Kern
Peter
Albin Grenholm
Per
Ville Virtanen
Kaj
Alexander Salzberger
Atif
Charlotta Åkerblom
Judith
Emil Almén
Police
Tobias Almborg
Mover
Karin de Frumerie
Christina Indrenius-Zalewski
Anna
Nilla Hansson
Woman
Bengt Braskered
Florist
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
15. Yüzyıl Paris'inde yaşayan bir kukla ustası, Notre Dame kilisesinin çan çalıcısı, kambur ama altın kalpli ve mutsuz Quasimodo'nun hikayesini anlatıyor. Paris'in adaletinden sorumlu katedral onu kiliseye alarak hem dış dünyaya kapatmıştır hem de hizmetçi gibi kullanıyordur. Kasabaya gelen bir çingene topluluğuyla ortalık daha da şenleniyor ve Quasimodo çingene güzeli Esmeralda'ya aşık oluyor. Ama Katedral'in gözüde Esmeralda'dadır...
Herman Melville'in aynı adlı unutulmaz romanından beyazperdeye aktarılan gösterişli bir film. Ünlü aktör Gregory Peck, büyük beyaz balinadan intikam alma tutkusuyla yanıp tutuşan kaptan Ahab rolünde, her zamanki harikalar yaratıyor. Yapıt, insanoğlunun tutkularının esiri olunca, sadece kendini değil etrafındakileri de yok edecek bir duruma gelişini gözler önüne seriyor.
Genç bir kadın aşık olduğu yakışıklı Maxim De Winter'la evlendikten bir süre sonra Maxim'in eski eşi Rebecca'nın birkaç ay önce gizemli bir şekilde ölmüş olduğunu öğrenir ve kocası ile olan ilişkisinin her zaman Rebecca'nın gölgesinde kalacağını farkeder. Film boyunca adı telafuz edilmeyen kadın, aynı zamanda kendisini evin yeni kadını olarak kabul etmek istemeyen hizmetçi Mrs. Danvers'ın kıskanç ve takıntılı tavırları ile başa çıkmak zorundadır. Alfred Hitchcock'un Daphne Du Maurier'ın bir romanından uyarladığı Rebecca yönetmenin aynı zamanda ilk Amerikan yapımı filmi olma özelliğini taşıyor. 1940'ta En İyi Film dalında Akademi Ödülü'nü kazanan filmin yapımcısı David Selznick'in bir önceki filmi Rüzgar Gibi Geçti de, aynı dalda ödül sahibi olmuş ve efsaneleşmişti.
Daha önce televizyonlarda gösterilen sevilen dizi sekizinci kere sinema filmine konu oluyor. Bilim kurgu tarzının klasiklerinden sayılan serinin bu yeni sinema uyarlamasında Kaptan Jean Luc Picard, yeni bir görev alan Enterprise (Atılgan) mürettebatına komuta ediyor. Kaptan ve mürettebatı dünyanın gerçek geleceğini yeniden kazanmak için yarı makina, yarı organik yaratıklar olan kötü Borg ırkına karşı savaşmak zorundalar.
Michael Powell'in kariyerini mahveden kötü şöhretli filmi Peeping Tom'da (Röntgenci), kameranın saldırgan bir obje olarak kullanımı filme rahatsız edici bir hava katmıştır. Mark Lewis (Carl Boehm) isimli bir genç, kendisini kadınlara belgesel yönetmeni olarak tanıtır. Ancak kamerasının içinde, filme aldığı kişiyi öldürmek için kullandığı sivri uçlu bir metal vardır. Bu durumu, filmin başında kameranın vizöründen görerek tanık olduğumuz sinir bozucu cinayet kaydıyla öğreniriz.
Jonathan Rivers'in eşi Anna bir cinayete kurban gitmiştir. EVP hakkında bilgi edinen Jonathan eşiyle iletişim kurmayı dener. Sanki Anna başka cinayetlerin önlenmesi için ona ulaşmaya çalışmaktadır. Yoksa Jonathan mı öyle sanıyordur? Ölülerle konuşmak, iletişim kurmak mümkün mü? EVP'ye inananlar mümkün oldugunu düsünüyorlar. Son yirmi yıldır çesitli kayıtlarda bu konu üzerine derinlemesine bir arastırma yapılıyor. EVP'ye göre bu sesler radyo, tv ve bilgisayar aracılıgı ile bize ulaşıyor.
Öldürülmüş bir kadının ruhu mütevazı bir Chicago evinde dolaşmakta ve umutsuzca onu duyabilecek biriyle, herhangi biriyle temas kurmayı beklemektedir. Beklentisi karşısına 3 kişilik sıradan bir aile olarak çıkar. Ruhla ilk konuşan 6 yaşındaki Jake olur, fakat mantıklı ebeveynleri Tom ve Maggie oğullarının hayali arkadaş fikrine gülerler. Bir partideki hipnoz sonrasında tecavüz edilip öldürülen bir kadının korkunç ve vahşi görüntüleri Tom'un beynini istila eder. Günler geçtikçe Tom ruhani sesler ile geçmişten gelen görüntilerin işgaline uğrar. Kimdir bu kadın?.. Tom, bu kadına gerçekte ne olduğunu araştırmaya karar verir. Gömülmüş kemikler değil, aynı zamanda ölümcül bir teori de açığa çıkmak üzeredir...