Jean Lefebvre
Goubi, le "bredin" du village
Dany Carrel
Juliette, dite "La fleur"
Bernard Blier
Léon Dessertine, mandataire en viandes et ancien de l'assistance
Robert Dalban
Patouilloux, le maire de Jaligny
Bernadette Lafont
La Berthe Patouilloux, la fille du maire
Paul Préboist
Le gardien du parc public
Yves Robert
Marcel Pitou, l'évadé des HLM
André Pousse
Marcel, le chauffeur de taxi
Jean Carmet
Ernest Grafouillères, transporteur de légumes
Albert Rémy
Rabichon, le restaurateur
Pierre Richard
Un agent de police
Dominique Zardi
Le passant qui trouve la musique de Goubi "belle"
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Küçük bir Fransız köyündeki gündelik yaşam, yeni taşınan gizemli bir genç kadın ve kızı sayesinde bir anda değişiverir. Oldukça kasvetli ve birbirinin aynı günler geçiren kasaba halkı, anne-kızın birlikte açtıkları son derece sevimli çikolata dükkanı sayesinde, farkında olmadıkları bambaşka bir hayatla tanışırlar. Zevkin, eğlencenin, neşenin ve en önemlisi çikolatanın olduğu bir hayattır bu. Fakat kasabadaki bu değişimden memnun olmayan insanlar da vardır. Bunların en başında, ahlak bekçiliği yaparak kasabada dilediği gibi bir ortam yaratan belediye başkanı gelmektedir. Ama birbirinden lezzetli çikolataların karşısında durmak, o kadar da kolay değildir.
Britpop akımı, İngiltere’de 90’ların başında patlak vermişti. Sürekli yeni grupların piyasaya çıktığı bu dönemde parlayan rock’n roll yıldızları, tabii ki İngiltere’nin sağlam alternatif müzik geçmişini referans olarak alıyordu. 24 Saat Parti İnsanları da bu sağlam geçmişin en parlak dönemini, 80’ler Manchester’ında doğan Sex Pistols, The Jam, Joy Division ve Happy Mondays gibi efsane grupların öyküsünü anlatıyor. Fakat bu bir rock belgeseli değil. Olaylar, 80’lerde Manchester’da bir plak şirketi ve bir de gece kulübü kurmuş olan, televizyon muhabiri Tony Wilson’ın gözünden aktarılıyor. Floransa’nın Rönesans’ta yaşadıklarını, Manchester’ın 80’lerde yaşadığını söyleyen Tony Wilson, seks, uyuşturucu, rock’n roll üçgenine yataklık yapmış Manchester gecelerini yaratan kişilerden biri olarak anlatıyor öyküsünü. 24 Saat Parti İnsanları, konserlerden arşiv görüntüleri, insanı coşturan müzikleri, stilize kostüm ve set tasarımı ile seyirciyi 80’lerin Manchester’ına götürüyor.
Augusten Burroughs, alkolik bir baba ile psikolojik sorunları olan bir annenin kavgaları arasında büyümüş bir gençtir. 14 yaşına geldiğinde annesi babasından boşandıktan sonra, Augusten için annesi bir rol modeli haline gelir. Annesi ise kendini başarılı bir şair zanneden kimlik bunalımı içinde bir kadındır. Oğlunun sorumluluğunu daha fazla kaldıramayacağını düşünen Deirdre, psikatristi Dr. Finch'in isteği üzerine oğlunu Finch'in evine yerleştirir. Deliler arasında büyüdüğünü düşünen Augusten'in fikri Finch'in ailesini görünce değişir. Bu çatlak ailenin bir parçası olmakta da pek gecikmeyecektir * Akıl hastanesini andıran bir ev, deliler koğuşundan fırlamış tiplemeler... Hayatlarındaki tek kural abuk sabuk bir Hope oyununun anlamsız yasaları, anne figürü adeta silinerek yok edilmiş; baba, karizmasıyla yaşayan bir piskopat... Tanrıyla, bilimle, seksle,sanatla, kısaca bulabildikleri her şeyle kafayı bozmaya çalışan,delirmekten başka çareleri kalmamış karakterlerle dolu bir film.
Son derece sevimli ama bir o kadar da uyanık bir kız olan Irène, büyük bir otelde garson olarak çalışan Jean'ın, bir yanlış anlama sonucu milyarder olduğunu sanar. Fakat utangaç ve kendi halinde bir insan olan Jean'ın, Irène'nin kendisini sandığı kişi ile yakından uzaktan ilgisi yoktur. Zaten Irène de, Jean'ın garson olduğunu öğrenir öğrenmez ondan kaçar. Fakat artık Jean'ın Irène'yi bırakmaya niyeti yoktur; aşık olmuştur. Peşinden onu takip ederek Fransa sahillerine kadar gider. Artık beş parasızdır ama Irène'yi kaybetmemeye de son derece kararlıdır. Bunun için tıpkı Irène'nin istediği ve yaşadığı gibi yaşamaya başlar. Jean, hiç alışık olmadığı bu yeni dünyaya Irène'nin tavsiyeleri ile adım attıkça ikili her geçen gün birbirlerine daha da yakınlaşacaktır * Amelie ile sinema tarihinde unutulmaz bir karakter yaratan Audrey Tautou, yine sevimli bir komediyle karşımıza geliyor.
New York metrosundaki bir treni silah zoruyla ele geçiren dört soyguncu (Bay Mavi, Bay Gri, Bay Yeşil ve Bay Kahverengi), 1 milyon dolar fidye talep eder. Metro yetkilisi Teğmen Garber (Walter Matthau) ile soyguncular arasında gerilimli pazarlıklar yaşanırken, şehrin tüm birimleri harekete geçer. Soyguncuların lideri Bay Mavi'nin (Robert Shaw) askeri geçmişi ve acımasız planı, gerilimi tırmandırır.