

Madrid 1940. General Franco ve askerleri iktidarı ele geçirmiş, ancak bununla yetinmeyip düşmanlarını tamamen silmek istemektedir. Direnişi destekleyen kadın erkek herkes merhamet gösterilmeksizin avlanacaktır. İspanya her köşesiyle bir hapishaneye dönüşmüştür. Kadınlar hapishanesi Ventas böyle mahkûmlarla doludur; özgürlük için savaşmış kadınlar şimdi baskıya, işkenceye ve ölüme maruz kalmaktadır. Hikâyemiz böyle feci bir kaderi paylaşan bir grup kadını anlatıyor. Diktatörlüğün korkunç anılarını biz de tüm zalimliğiyle hamile mahkûm Hortensia ve kız kardeşi Pepita’nın mücadelesi üzerinden anımsıyoruz.
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!

Berta Ojea
La Zapatones
1930'lu ve 40'lı yıllarda geçen hikayede Guy (Stuard Townsend), Cambridge'te burslu okuyan İrlandalı bir gençtir. Henüz on sekiz yaşında genç bir adam olan Guy, bir gün aniden odasına giren yarı Amerikalı yarı Franzsız bir genç kıza, Gilda'ya (Charlize Theron) aşık olur. Varlıklı bir ailenin kızı olan ve hayatını bu zenginliğin getirdiği rahatlıkla sürdüren Gilda ve Guy arasında, yıllar boyu sürecek ve bazılarının felaketini hazırlayacak bir aşk başlar. Okul bittikten sonra Guy ve Gilda, Paris'te Gilda'nın İspanyol göçmeni arkadaşı Mia (Penelope CRUZ) ile aynı evi paylaşmaya başlarlar. Ancak 2. Dünya Savaşı kapının eşiğindedir. Guy ve Mia direnişçilere katılıp faşizme karşı savaşmaya karar verirler ve onlardan çok farklı bir hayat tarzı benimseyen Gilda'yı bırakarak giderler. Savaş esnasında Mia ölür ve Guy Gilda'yla tekrar görüşemeyince İngiltere'ye döner. Bir süre sonra İngiliz istihbarat subayı olarak yeniden Paris'e gelen Guy, Gilda'yı Alman subaylarla birlikte görür.