Morgane Ferru
Daniela Widmer
Sven Schelker
David Och
Ingo Ospelt
Beat Widmer
Karin Pfammatter
Suly Röthlisberger
Arda Görkem
Esmatullah
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
1429 yılında küçük bir Fransız köyünden gelen genç kız işgal altındaki ülkesinin kralı olması gereken kişinin önünde durup ona tanrıdan bir mesaj getirdiğini söyler. Bu mesaja göre küçük kız o donemin en güçlü ordusunun ülkelerinde sürdürdükleri işgali sona erdireceğini ve içinde bulundukları politik ve din kargaşasına son vereceğini söyler. Bu küçük kızın söyledikleri Fransız Kralı ve etrafındaki adamlarının zamanla çok hoşuna gider ve kızın inanılmaz cesareti ile kehanet sayılacak açıklamaları sonunda kızın peşinden gitmeye karar verirler. Onun liderliğinde ülkelerini işgal etmiş bulunan İngiliz ordusunu yenerek hürriyetlerine kavuşurlar. Kızın da dediği gibi kral, hür her ülkenin kralı olarak tacını giyer ve tahtına oturur. Ancak bütün bu yaptıklarının şeytanın işi olduğuna hüküm veren din adamlarının baskısı sonucu bu minik kız ölüme mahkum edilir ve yakılarak öldürülür.
Simon Templar, en sıkı korunan hazineleri çalmakta usta, zeki bir hırsızdır. Alaycı ve sofistike tavrı ile yeryüzünde çalamayacağı şey yoktur. Günün birinde hayatı tehlikede olan genç bilimci Emma ile karşılaşır. Emma'yı korumak için mücadeleye girer.
Eşcinsel Hakları Savunucusu. Arkadaş. Aşık. Politikacı. İkon. İlham. Kahraman. Hayatı, tarihi değiştirdi. Cesareti ise birçok kişinin hayatını. 1977’de, Harvey Milk San Francisco Şehir Meclisi’ne seçilerek Amerika’da eşcinselliğini saklamadan bir devlet kadrosunda üst düzey yöneticiliğe seçilen ilk kişi oldu. Zaferi, sadece eşcinsel hakları adına önemli değildi. Politik alanda koalisyonlar peşindeydi. Yaşlı vatandaşlardan sendikalı işçilere kadar herkes için, Harvey Milk bir uğurda savaşmanın anlamını değiştiren, 1978’de ölümüne kadar da tüm Amerikalıların kahramanı haline gelen biri oldu.
A.B.D. başkanı George W. Bush’un hayatını ve başkanlık dönemini kronolojik bir biçimde ele alan filmi dünyada büyük yankı uyandıracağına benziyor. Film şimdiden afişleri ve reklam kampanyalarıyla büyük ilgi çekiyor. Her zaman filmleriyle olay yaratan Oliver Stone’un yeni filmi W. daha vizyona girmeden dünya basınında geniş yer aldı. Arada komedi ve suç unsurlarına da değinen film içeriğinden çok sansasyonlarıyla ön plana çıkacak gibi gözüküyor. Oliver Stone bu filmde Irak savaşını eleştiriyor. Ancak Stone amacının anti-Bush polemiği yaratmak olmadığını vurgulasa da, bu demeç insanlara pek inandırıcı gelmemektedir. Filmin vizyona giriş tarihi Amerika’daki başkanlık seçiminden hemen öncedir.
Charlie, gösterilerine çıktığı bir vodvil grubu ile çeşitli turnelere katılarak hayatını kazanmaktadır. Annesi Hannah'ın da yer aldığı bu grupla birlikte gittikleri bir Amerika turnesinde Mack Sennett tarafından keşfedilince dünyaca ünlü olmasını sağlayacak sessiz sinema sektörüne ilk adımını atmış olur. Şorlo rolü ile dünya çapında bir ünün sahibi iken özel hayatındaki çalkantılar, her geçen gün daha çok yıpranmasına neden olmaktadır. Bir yandan da Amerika'daki politik atmosferin iyice kızışması ve Hollywood'daki konumist avı nedeni ile ABD'ye girişinin engellenmesi, hayatındaki zorlukları pekiştirecektir. Chaplin'in Britanya'da fakir bir ailede başlayan çocukluğundan, ölümünden dört sene öncesine kadarki süreci anlatan film, Robert Downey Jr.'ın muhteşem oyunu ile başarılı biyografiler arasına yazılıyor. Chaplin'in annesi Hannah'ı, Chaplin'in öz kızı Geraldine Chaplin'in canlandırdığını da eklemeyi unutmayalım.
2. Dünya Savaşı sonrası ABD'nde Marksist bir yahudi olan Katie Morosky (Barbra Streisand), bir radyo istasyonunun yanısıra değişik birkaç işte birden çalışarak yaşamını sürdürürken bir yandan da politik inançları doğrultusunda üniversitede ve sokakta aktif eylemlere katılmaktadır. 1930'ların başında okulda tanıştığı deniz subayı Hubbell Gardiner'le (Robert Redford) yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında ilk aşklarının canlandığını farkederek birlikte yaşamaya başlarlar. Hubbell, Hollywood için çalışan ve McCarthyciliğin etkisiyle kara listeye alınan bir senaristtir. Olayların gelişimi iki sevgilinin duygu yüklü yollarını ayıracaktır; üstelik Katie hamiledir.
İdealist Stephen Myers, Demokrat başkan adayı Mike Morris'in iddialı basın sözcüsüdür. Kritik kampanyanın ortasında, patronunun halkın gözünde parlamasını sağlar. Ancak kısa süre sonra siyasi rakiplerinin kurduğu kirli oyunların ve kurnazca entrikaların kurbanı olur.
Oscar Ödüllü Denzel Washington bu çoşku ve heyecan dolu filmde zafere yakışır bir performans sergiliyor. Gerçek bir hayat hikayesine dayanan REMEMBER THE TITANS, sürtüşme, küskünlük ve güvensizlikle ikiye bölünmüş bir kasabanın bir zaferle nasıl tek yürek haline geldiğini anlatıyor. Yıl 1971... Takımını 15 yıl sezon şampiyon yapan futbol koçu Bill Yoast'un (Patton) yerine 1.koçluğa Herman Boone (Washington) getirilir.. Bu iki adamın aralarındaki farklılığın nasıl üstesinden geldikleri ve birbirine düşman bir grup genç adamı nasıl şampiyonlara dönüştürdüklerini izleyeceksiniz. Heyecan, bağlılık ve takım ruhuyla olağanüstü bir zaferin hikayesini yazan şampiyonlara... Siz ve aileniz Titanlar'ı asla unutamayacak!...
Bir kurtarma helikopterinin pilotu olan Kaptan Karen Walden, Kum Fırtınasında helikopteri düştükten ve helikopter ekibi kurtarıldıktan hemen sonra ölür. İlk önce düşen helikopterin ekibini kurtarışının takdire değer olduğu, daha sonra da helikopteri düştükten sonra Iraklıları püskürtmek için ekibini bir arada tuttuğu sanılır. Kum Fırtınasındaki kendi kötü hatıraları ile uğraşan Yarbay Serling, durumu araştırmakla ve Walden’ın ailesine Onur Madalyasını vermekle görevlendirilir. Ancak, ekibinden ve bölgedeki askerlerden elde ettiği çelişen ifadeler, Walden’ın gerçekten bu madalyayı hak edip etmediğini sorgulamasına yol açar.