John Ross
Speeding Driver
Bud Stetson
Sheriff Green
Matt Bradshaw
Officer Bradshaw
Max Grand
Drug Dealer
Steve O'Donnell
Officer O'Donnell
Adam Rom
Steve Pierce
Jail Cell Inmate
Dave Davidson
Doug Forbes
Undercover Cop
Sean Dickson
Newest Jail Cell Inmate
Peter Dixon
Jail Guard
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
1960’taki gerçek bir olaydan yola çıkan White Squall, Albatross isminde iki direkli bir yelkenli uskunanın trajik batış öyküsünü anlatıyor. Gemi, güvertesideki gençler için hem bir yaz okulu hem de unutulmaz bir maceraya sahne olacaktır. Geminin kaptanı Christopher 'Skipper' Sheldon (Jeff Bridges) ve karısı Doktor Alice Sheldon (Caroline Goodall), ülkenin değişik yerlerinden 8 genç öğrenciyi gemilerine alırlar. Gençler, yolculukları boyunca denizciliği, ekip çalışmasını ve birbirlerine saygı duymayı öğrenirler. Fakat onları çok zorlu bir sınav beklemektedir, tarihin en sert fırtınalarından birine karşı savaşmaları gerekecektir.
Joe Buck, geçmişini bir kenara bırakır ve New York’a doğru bir yolculuğa çıkar. Niyeti orada zengin kadınlarla tanışıp, jigololuk yapmaktır. Ancak şehir hiç de onun beklediği gibi değildir. Kısa bir süre sonra fakir bir dolandırıcı olan Ratzo ile tanışır ve bu iki adam, çaresizliklerle dolu hayatlarında birbirlerinin en yakın dostu olur.
Jack Grimaldi'nin (Oldman) ikiden fazla hayatı vardır: Hem tecrübeli bir polis, hem eşini aldatan bir koca, hem de mafyaya bilgi sızdıran ahlaksız bir insandır. Ama Federal Polis ona Mafya'nın öldürmesini emrettiği Rus gangster Mona Demarkov'u koruma görevini verdiğinde, Jack'in bencillik ve şehvet dolu dünyası çatırdamaya başlar. Ve kendisi de baştan çıkarıcı ve içten pazarlıklı bir kadın olan Mona'da, bu karışıklığa Jack'i kendi ölümcül planlarına dahil ederek katılır!
Oldukça bunalmış görüntüsüyle hayattan bezdiğini ve yaptığı işten sıkıldığını fazlaca belli eden Jack Mosley'e yine kimsenin istemediği bir iş kalmıştır. Koruma altındaki çenesi düşük bir tanığı, polis karakolundan sadece 16 blok ilerde olan mahkeme salonuna götürmek. Genç adamın gevezeliği tek başına çekilmezken işin içine tanığın mahkemeye çıkmamasını sağlayacak olan mafya üyeleri de girince 16 blokluk yol tam bir cehenneme döner.
New York yakınlarında, New Jersey çevresinde yalnızca polislerin oturduğu gelişmiş ve çok güvenli bir semt vardır. Yıllar önce güvenliklerini sağlamak amacıyla burayı satın almışlar ve yerleşmişlerdir. Ancak arazi mafya tarafından polislere mafyanın işlerine karışmamaları şartı ile verilmiş. Yıllarca bu böyle sürüp gitmiş ta ki yılın polisi seçilen genç memur Babbitt pis bir işe karışıp, yanlışlıkla iki zenci genci öldürene kadar. Bu olay üzerine halkın sinirlerini yatıştırmak için başkomiser bir senaryo hazırlayarak Babbitt'i herkesin gözü önünde öldürtür. Bunun üzerine bölge şerifi bu olaylardan şüphelenir ve araştırmaya başlar. Ve işler bir anda kontrolden çıkar.
Milyarlarca dolarlık kâr getiren uyuşturucu ticaretinde, insanlar artık sadece birer piyon haline gelmiştir. Ancak genç avukat Ronald Dalton (Peter Weller) için durum farklıdır. Masum olduğuna inandığı küçük bir uyuşturucu satıcısını savunmak için mücadele eder. Aynı zamanda Richie Marks (Sam Elliott), 45’lik Magnum’u ile gerçek suçluların peşindedir: Uyuşturucu kaçakçılarından ve yozlaşmış polislerden oluşan bir çete! Ama ipuçları tehlikeli bir noktaya ulaştığında, hem Dalton hem de Marks ölüm listesine alınır. Şehir boyunca süren amansız takip, Times Square’i harabeye çevirir, Coney Island’da adrenalin dolu bir kovalamacayla devam eder ve nihayet Manhattan gökdelenlerinin tepesinde nefes kesici bir finalle son bulur!