Oana Pellea
Gheorghe Visu
George Negoescu
Simona Măicănescu
Oana Ioachim
Constantin Drăgănescu
Adrian Vâlcu
Dan Paduraru
Brindusa Nastase
Daniel Pasleaga
Ciprian Dumitrașcu
Aurelian Manolescu
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
1. Dünya Savaşı sona ermekteyken, Mathilde isimli genç bir Fransız kadının en büyük savaşı başlamak üzeredir. Mathilde, nişanlısı Manech’in savaş mahkemesinde hüküm giyerek Fransa-Almanya ordularının arasında kalan tarafsız bölgeye gönderilen beş adamdan biri olduğunu ve bunun neredeyse ölüm demek olduğunu duymuştur. Manech’ini sonsuza dek kaybettiğini kabullenmek istemeyen Mathilde, sevgilisinin yazgısını öğrenmek için olağanüstü bir yolculuğa koyulur. Her dönemeçte Manech’in bu son günleri, bu son anları nasıl geçirdiğine dair farklı yorumlar duyar. Yine de asla yılmaz... İnatla sürdürdüğü neşeli tavırları ve umudunun güçlendirdiği şaşmaz inançla, soruşturmasını sonuna kadar götürürken kendisine yardım edenleri ikna, etmeyenleri de gözardı eder. Beş talihsiz asker ve aldıkları vahşet dolu ceza hakkındaki gerçeğe yaklaşırken, savaşın dehşetine ve hayatlarını etkilediği insanlarda bıraktığı izlere de yakından tanık olur...
Fransız bir gencin ailesinin yazlığına giderken trende tanıştığı kıza aşkını, yazlık evdeki sevgili ve en iyi arkadaş üçgenini anlatan bir film
Hitchcock tarzı olan filmde, Moor'un canlandırdığı Rachel Carlson, başarılı esrarengiz yazardır. Ama hayatı yedi yaşındaki sevgili oğlu Thomas'ın boğulmasıyla altüst olur. En yakın arkadaşı, Rachel'in yaralarını sarması ve tekrar yazmaya başlayabilmesi için uzak sakin bir balıkçı kasabasında sayfiye evi kiralar. Bu sessiz ve sakin balıkçı kasabasında, yaşadağı olaylar Rachel'ı hayatı ve akıl sağlığı için endişe etmesine ve korkmasına neden olur.
Avustralya’nın izbe bir kıyısında deniz feneri bekçiliği yapan ve savaş sonrası bunalımı yaşayan gazi Tom Sherbourne ile Parageuse Kasabası’nda tanıştığı, savaşta kaybettiği iki ağabeyinin yasını tutan karısı Isabel sakin bir hayat sürmektedirler. Çiftin en büyük isteği çocuk sahibi olup aile kurmaktır. Bir gece içinde bir adam cesedi ve bir kız bebeğin bulunduğu gizemli bir sandal kıyıya vurur. İkili çok zor bir kararın eşiğindedir, çocuğun ailesini aramak yerine çocuğu yanlarına alarak yaralarını sarmaya çalışırlar...
20. yüzyılın başlarında Maine'de yaşayan, iki deniz feneri bekçisinin hikayesini konu ediyor. Eski bir denizci olan Thomas Wake, gizemli bir adada deniz feneri bekçiliği yapan bir adamdır. Yıllardır adada tek başına bekçilik yapan Thomas’ın yanına, işlerde yardımcı olması için Ephraim Winslow adında bir genç gönderilir. Birlikte çalışmaya başlayan Thomas ve Ephraim arasında çok geçmeden büyük bir iktidar savaşı meydana gelir. Yaptığı işi büyük bir sorumlulukla yerine getiren Thomas, gücünü ispatlamak için tecrübesiz bir genç olan Ephraim üzerinde baskı kurmaya başlar. Ufak bir adada deniz fenerinin içinde hapsolan ve zamanla akıl sağlığını kaybetmeye başlayan iki adam, en derin korkuları ile yüzleşmek zorunda kalır.