David Farrar
Murray
Ralph Michael
Rawlings
John Slater
Wilkie
Robert Wyndham
Leverett
Robert Griffith
Coxswain
John Batten
Wireless Officer
Tony Bazell
Overton
Peter Arne
Junior Officer
James Robertson Justice
Operations Room Officer
William Rodwell
Air Gunner
Leslie Clarke
A/C1. Pearson
Anthony Bushell
(uncredited)
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Zengin sanayici Phillip Stevens'ın özel Boeing 747'si, Florida'dan Washington'a uçarken Bermuda Şeytan Üçgeni yakınlarında düşer ve okyanusun derinliklerinde batar. Uçakta Stevens'ın sanat koleksiyonu ve seçkin davetliler vardır. Kaza, kaptan Don Gallagher'in (Jack Lemmon) hatalı navigasyon ve yoğun sis nedeniyle bir petrol platformuna çarpmasıyla gerçekleşir. Batık uçakta mahsur kalan yolcular, oksijen ve zaman tükenirken panikle mücadele eder. Don ve mürettebat, su basmasını önlemeye çalışırken, denizaltı kurtarma ekibi (James Stewart ve Christopher Lee) ile iletişim kurmaya çalışır. Basınç ve su sızıntıları arasında hayatta kalmak için mücadele eden yolcular, kurtarma ekiplerinin ulaşmasını bekler.
II. Dünya Savaşı sırasında, bir müttefik bombardıman uçağı işgal altındaki Paris üzerinde iken Almanların açtığı ateş sonucunda vurularak düşer. Uçuş komutanı Sir Reginald ve diğer mürettebat paraşütle atlamak zorunda kalırlar. İndikleri bölgede bazı sivil Fransızlardan yardım görürler. Bunlardan boya ustası Augustin Bouvet ve huysuz orkestra şefi Stanislas LeFort İngiliz mürettebatı önce saklarlar sonra da Fransa'nın güneyine, henüz Almanların işgal etmediği özgür bölgeye kaçmalarına yardım ederler.
Film, 1. Dünya Savaşı’nda Alman Hava Kuvvetleri’nde Kızıl Baron olarak isim yapan, savaşın en ünlü, en korkusuz ve en cesur pilotu Manfred von Richthofen’in gerçek hayat öyküsünden bir kesit sunuyor… Ard arda kazandığı zaferleri ile bir efsane olan Kızıl Baron, savaşta yaralandıktan sonra, hemşire Kate’e aşık olur.
İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, bir kont bir haftasonu av partisi düzenler. Ne var ki av partisi efendilerle hizmetçiler arasında bir köşe kapmacaya dönüşür, ahlaksızlıkta ve zalimlikte birbirleriyle yarıştıkları, acımasız ve umutsuz bir ahlak tablosu çizer. İzleyicinin gözünün yaşına bakmadan drama dönen bu güldürüde, kırda tavşanların katledilmesi, 1940 ilkbaharındaki çatışmaların habercisi değilse de, duyguları konusunda fazlasıyla hilekar bir toplumun aptalca şiddete yönelmesini yansıtır. Dünyanın sonu, en azından bir dünyanın sonu yakındır, der bize bu acı ve karanlık trajikomedi. İlk gösterime girdiği sırada anlaşılmayan, uzun zaman boyunca yerden yere vurulan, yasaklanan, kesilen film savaş sonrasında sinemaseverler tarafından yeniden keşfedilmiş ve övgülere boğulmuştur * "Oyunu kuralına göre oynayan oyunda kalır" ana fikriyle şekillenen hikaye
Bir kargo uçağı Sahra çölüne zorunlu iniş yapar ve kullanılamaz duruma gelir. Yolculardan biri uçağın kalıntılarından yeni ve daha küçük bir uçak yapabileceğini söyler. Susuzluk yüzünden zamanla yarışmak zorundadırlar.
Bir kurtarma helikopterinin pilotu olan Kaptan Karen Walden, Kum Fırtınasında helikopteri düştükten ve helikopter ekibi kurtarıldıktan hemen sonra ölür. İlk önce düşen helikopterin ekibini kurtarışının takdire değer olduğu, daha sonra da helikopteri düştükten sonra Iraklıları püskürtmek için ekibini bir arada tuttuğu sanılır. Kum Fırtınasındaki kendi kötü hatıraları ile uğraşan Yarbay Serling, durumu araştırmakla ve Walden’ın ailesine Onur Madalyasını vermekle görevlendirilir. Ancak, ekibinden ve bölgedeki askerlerden elde ettiği çelişen ifadeler, Walden’ın gerçekten bu madalyayı hak edip etmediğini sorgulamasına yol açar.