Lew Ayres
Dr. James Kildare
Lionel Barrymore
Dr. Leonard Gillespie
Laraine Day
Nurse Mary Lamont
Red Skelton
Vernon Briggs
Alma Kruger
Molly Byrd
Samuel S. Hinds
Dr. Stephen Kildare
Nils Asther
Constanzo Labardi
Walter Kingsford
Dr. Walter Carew
Emma Dunn
Mrs. Martha Kildare
Miles Mander
Dr. Lockberg
Connie Gilchrist
Jennie the Maid
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Birinci Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçi tren istasyonuna yaptığı bir saati geri işlenmesi üzerine kurar, gidenler belki geri döner düşüncesiyle...Bu saat bir mucizeye sebep olur ve 1918’de savaşın bittiği gün doğan Benjamin Button’un hayat saati tersine işler. O 80’lerinde bir yaşlı olarak doğmuştur ve hayatı bir bebekliğinin ulaşabileceği ilk evresinde son bulacaktır.Benjamin tersine giden gelişmesinde ortama ayak uydurmaya çalışırken daha küçük yaşlarda bir kıza aşık olur. İlk önceleri kendi yaşlı görüntüsünden dolayı ondan uzak kalmaya çalışırken yaşları birbirlerini yakaladığında mutluluğu bulur ama ikisinin de daha gideceği yol vardır.
Bol ödüllü bir İsrail yapımı… Arap Kültür Merkezi'nin açılış töreninde çalmak üzere Mısır'dan yola çıkan polis bandosunu İsrail'e geldiğinde karşılayan olmaz Adresi kendi başlarına bulmak için yola koyulan bando üyeleri bir otobüs tutar Ancak bu da işe yaramaz ve bando, çölün ortasındaki bir kasabada mahsur kalır Kafe sahibi Dina, ertesi sabaha kadar şehre dönme şansı olmayan bando üyelerine geceyi kendi evinde geçirmelerini teklif eder Gece boyunca bando lideri Tevfik ile Dina arasında duygusal bir diyalog gelişir.
Californialı sahtekar politikacılar tetikçileri aracılığıyla Los Angeleslı dedektif Mason Storm'u vurup sonra da ölüme terkettiler. Fakat çok yakında Mason'u öldürmenin ne kadar zor olduğunu anlayacaklar. Steven Seagal bu filmle, Nico: Above The Law filmindeki başarısını ikiye katladı. Mason, yedi yıl boyunca koma-bakım ünitesinde kalmıştı. Şimdi Mason bir tek şey için geliyor: Öç almak. Komada kaldığı süre içerisinde bir hemşireden (Kelly LeBrock) destek alan Mason, öcünü almak için kolları sıvar.
Usta yönetmen Barbet Schroeder filminde Hollywood'un iki star oyuncusu Michael Keaton ve Andy Garcia'yı biraraya getiriyor. San Francisco'lu polis Frank Connor (Andy Garcia), ölümcül hasta oğlu için uygun bir kemik nakli arayışında. Birçok cinayet işlemiş olan Peter McCabe (Michael Keaton) için ise hastaneye girmeyi başarmak, özgürlüğüne kavuşması için çok önemli. McCabe'in kaçmasıyla, tüm hastane bir savaş alanına dönüyor ve Connor ironik bir şekilde, cani kaçağı korumak zorunda kalıyor. Bunun, oğlununun kurtulabilmesi için tek yol olduğunu bilen polis Connor için her şey daha da karmaşıklaşıyor.
Alex yolda giderken arabasına aldığı otostopçu Vivienne ile bir kaza geçirir. Vivienne’in ölümü nedeniyle kendini suçlu hisseden Alex, Vivienne’in annesi Linda'yı ziyaret etmeye karar verir. Fakat Linda'nın otistik olduğunu görünce, cenaze işlemlerinde yardımcı olması gerektiğini düşünerek onunla kalır. Ne zaman ne yapacağı belli olmayan Linda’nın dünyasını anlamak güçtür... Bu arada Alex, Linda’Nın komşusu Maggie ile bir ilişki yaşamaya başlamıştır. Ancak geçmişi ile ilgili kabullenmekten kaçtığı bazı gerçekler su yüzüne çıkmaya başladıkça içinde biriktirdiği acı ve kızgınlıklarla yüzleşmek zorunda kalır.
Eyalet Akıl Hastanesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy, damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini "kaçıklar" olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası, yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy, Dünya Kupası maçları oynanırken yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz.