R.J. Wagner
Professor Tilly
Erin Westover
Eloise
Jason Maxwell
Waiter
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Aşk hayatında tam bir beceriksiz olan Scott Teller, sevgilisi tarafından terkedilir. Scott aşk acısını atlatamadan önce aynı zamanda tek arkadaşı olan ev arkadaşı iş için şehir dışına taşınır. Yalnız ve mutsuz kalan Scott kendine yeni ev arkadaşları aramak için ilan verir. Başvuru yapanlar arasında kendine en yakın hissettiği tatlı bir çifte odasını kiralar. Bu tatlı çiftın aşk hayatına müdahale etmeye başlar ve işler karışır.
1930'lu ve 40'lı yıllarda geçen hikayede Guy (Stuard Townsend), Cambridge'te burslu okuyan İrlandalı bir gençtir. Henüz on sekiz yaşında genç bir adam olan Guy, bir gün aniden odasına giren yarı Amerikalı yarı Franzsız bir genç kıza, Gilda'ya (Charlize Theron) aşık olur. Varlıklı bir ailenin kızı olan ve hayatını bu zenginliğin getirdiği rahatlıkla sürdüren Gilda ve Guy arasında, yıllar boyu sürecek ve bazılarının felaketini hazırlayacak bir aşk başlar. Okul bittikten sonra Guy ve Gilda, Paris'te Gilda'nın İspanyol göçmeni arkadaşı Mia (Penelope CRUZ) ile aynı evi paylaşmaya başlarlar. Ancak 2. Dünya Savaşı kapının eşiğindedir. Guy ve Mia direnişçilere katılıp faşizme karşı savaşmaya karar verirler ve onlardan çok farklı bir hayat tarzı benimseyen Gilda'yı bırakarak giderler. Savaş esnasında Mia ölür ve Guy Gilda'yla tekrar görüşemeyince İngiltere'ye döner. Bir süre sonra İngiliz istihbarat subayı olarak yeniden Paris'e gelen Guy, Gilda'yı Alman subaylarla birlikte görür.
Frank O’Brien (Denis Learny) ve yedi yıldır birlikte olduğu sevgilisi ve suç ortağı Roz (Sandra Bullock), karmaşık hayat tarzlarına bir son vermek ve duygusal yaşamlarını bir düzene sokmak için son bir vurgun yapmaya karar verir ve değerli bir tablo çalarlar. Ganimetleriyle birlikte, Amerika’nın jet sosyetesinin dolaştığı New England sahilinde bir adaya gelirler. Frank’in amacı burada tabloyu satmak ve bu arada da eğlenceli bir hafta sonu geçirmektir. Roz’un ise istediği tek bir şey vardır: Frank’den daha çok sevgi görmek ve ihmal edilen değil aranan bir kadın olmak. Çaldıkları tablonun, paha biçilemeyecek kadar değerli bir eser olduğu ortaya çıkınca her ikisi de istediklerinden fazlasını alırlar. Peşlerine düşen FBI ve çılgın sanat koleksiyoneri sayesinde Frank, aradığı heyecanı fazlasıyla elde ederken, Roz da aranılanlar listesine girmiştir. Acaba, karşı karşıya oldukları bu tehlikeli durum ilişkilerinin yeniden canlanmasına yetebilecek midir?
Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor. Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kızı ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur. Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.
Restoran çalışanları, hepsi bir arada, sahipleri Septim Bey'in katlanılmaz olduğunu söylüyorlar. Her zaman şikayet etmek için bir sebeb bulacaktır. Bir gün restoranında korkunç bir olay meydana gelir: Tam akşam yemeği sırasında belli bir eyaletin başkanı kaçırılır. Bay Septim, restoranının itibarını korumak için ve baskı altında, bu olayın soruşturmasında kişisel olarak yer almaya karar verir. Louis De Funes'in casus maceraları sizi memnun edecek ve size eğlence ve zevk verecek.