細川ちか子
O-Ren
堤真佐子
O-Some
梅園龍子
Chieko
林千歳
Hahaoya - the Mother
Chisato Matsumoto
O-Haru, youjo
Masako Sanjo
O-Shima, youjo
Mariyo Matsumoto
O-Kinu, youjo
ヘンリー大川
Aoyama
伊東薫
Wampaku-kozou
滝沢修
Kosugi
岸井明
Kyaku - the Guest
藤原釜足
Yopparai - the Drunkard
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
1907 yılında İsveç'te geçen filmde Fanny ve Alexander isminde iki kardeşin babaları öldükten sonra değişen hayatları anlatılıyor. Babaları ölünce, anneleri Emily bir pederle evlenir. Katı bir adam olan üvey babalarının kontrolü altında hapis hayatı süren Ekdahl Ailesi, aile büyükleri ve dostları müdahale edene kadar zor günler geçireceklerdir. 5 Saatlik bir TV dizisi olarak planlanan sonradan kısaltılarak sinemaya aktarılan Ingmar Bergman'ın bu 3,5 saatlik yapıtı, 84 yılında En İyi Yabancı Film Oscarı'nı da evine götürdü.
Amerikalı eski usta hırsız, uslanmaz kumarbaz ve eroin bağımlısı Bob Montagnet'nin talihi ve parası Güney Fransa'da tükenmiştir. Yasadışı bir kulüpte, eroinin etkisinde kafası bulanmışken, yerel bir muhabbet tellalı olan Remi tarafından tuzağa düşürülmüş genç ve güzel bir Doğu Avrupalı kızla, Anna'yla tanışır. Kulüp polisler tarafından basılınca Bob, yıllar ötesine uzanan özel bir bağla tuhaf bir şekilde kader birliği ettiği dedektif Roger'nin hayatını kurtarır. Bob son parasını da at yarışlarında kaybedip iyice dibe vurunca, yardakçısı Raoul onu, Monte Carlo'da yapmayı planladıkları ihtişamlı son bir soyguna katılmaya davet eder...
İrlandalı grup The Frames’den Glen Hansard’ın başrole soyunduğu film, bir sokak müzisyeni ile bir Çek göçmenin yegane aşk hikayelerini anlatan şarkılarını yazarak, prova ederek ve kaydederek geçirdikleri olaylı bir haftayı anlatıyor.Babasının elektrikli süpürge tamir dükkanında yarım zamanlı çalışan adamımızın asıl hayali kendi şarkılarını çalıp bir albüm çıkartmak. Yakın zamanda Londra’ya taşınan kız arkadaşı tarafından terk edilmiş ve duygusal olarak çökmüş bir adam.
Sırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü yüce bir denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük fakir bir köy. Köyün sakinleri sert bir coğrafyayla başa çıkmak için uğraş veren, sade ve çalışkan insanlardır. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Yetişkinler büyüklerinden gördüklerini çocukları üzerinde devam ettirirler. Sevgilerini beceriksizce gösterip, dayağı cennetten çıkma sayarlar. Babalar daima oğullarından birini ötekine üstün tutar. Anneler kızlarına acımasızca buyurur. Çocukluktan gençliğe geçen, 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız bu beş vakitli filmde, köy sakinleri arasında öne çıkar. Beş vakit geçer ve çocuklar bu küçük köyde öfkeyle suçluluk arasında gidip gelerek, ağır ağır büyürler.
Yahudi bir ailenin kızı olan Leni, nişanlısı Rafi’ yi ailesi ile tanıştırmak için onu akşam yemeğine davet eder. Araları günden güne açılan bir anne baba, dansözlük yapan çılgın bir abla, koyu bir Ortodoks olan evin oğlu, bıçağı parmaklarının arasında gezdiren kör bir büyükbaba ve bunların arasında kalmış, normal denilen vasıflara sahip Leni, Rafi’ yi evine davet ederken bu çılgınları hesaba katmış mıydı, gecenin ilerleyen saatlerinde anlaşılıyor.Ailenin gözüne girmek için, yemek hazırlıklarına yardım eden Rafi, donarak koca bir buz kalıbına dönmüş çorbayı elinden düşürür. Kayan buz kalıbı camdan fırlar ve yoldan geçen birisinin kafasına isabet eder. Paniğe kapılan Rafi’ yi, Leni sakinleştirir ve öldüğünü düşündükleri adam için bir ambulans çağırırlar. Hiç birşey olmamış gibi ambulansın siren sesleri eşliğinde yemeklerine devam ederler. Ama Rafi’nin içi hiç de rahat değildir.