Adolph Lestina
Mr. France
Carol Dempster
Atoline France
Frances Parks
The chum
Richard Barthelmess
Ralph Grey
Robert Harron
James Grey
Syn De Conde
Count de Brissac
George Fawcett
Edward Grey
Kate Bruce
Mrs. Edward Grey
Edward Peil Sr.
Turnverein Terror
Clarine Seymour
Cutie Beautiful
Tully Marshall
Cutie's old friend
David Butler
Johann August Kant
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
15 yıl boyunca Juliette ve kendisini reddeden ailesinin hiçbir bağı olmamıştır. Hayat onları vahşice ayırmış olsa da, kardeşi Lea ona kocası Luc, babası ve kızları ile yaşadıkları evin kapılarını açar. “Seni o kadar çok sevdim ki...” kadınların güçlülüğü, ileriye dönük olmaları ve kendilerini yoktan varedebilmeleriyle ilgili bir film. Hepimizin sahip olduğu sırlar, içinde bulunduğumuz hapsolma halleri ve paylaşılan yalnızlığa dair bir film...
Yaz Saati, bir burjuva ailesini ve anlaşmazlıklarını, bellek ve aile kavramlarının yaşlandıkça değişen anlamlarını, nesnelerin bu süreçte oynadıkları rolleri sorgulayarak ilerliyor. Muazzam bir sanat koleksiyonu olan anneleri ansızın ölünce kırklarındaki üç kardeş, farklılıklarına rağmen birbirleriyle anlaşmak zorunda kalırlar. Tasarımcı olan Adrienne, üniversitede profesör olan Frédéric ve güçlü bir iş adamı olan Jérémie, aile eşyalarından vazgeçerken çocukluk anılarının, geçmişlerinin ve gelecekle ilgili planlarının da yok oluşuyla yüzleşirler.
Yüzyıl başı İngilteresindeki sınıfların birbirleriyle olan ilişkilerini ve iç hesaplaşmalarını anlatan bir James Ivory filmi. Viktoryalı aristokrat kapitalistlerin (Wilcoxlar) hayatta tek ilgilendikleri şey paradır. Daha hümanist burjuvaların (Schlegeller) insani durumlarla ilişkileri daha yoğundur. İşçi sınıfı ise yaşam mücadelesi vermektedir. Aristokrat erkeklere aşık olan iki kız kardeş, Helen ve Margaret Schlegel aile tarafından reddedilir. Margaret aristokrat ailenin annesiyle arkadaş olur ve böylece ’Howards End’ malikanesinde yıllarca sürecek bir trajedi başlamış olur
Simon, Jared ve Mallory kardeşler, anneleriyle birlikte yıkık dökük bir eve taşınırlar. Burada tesadüfen buldukları güncenin kapağını kaldırır kaldırmaz hayatları değişir. Fantastik bir dünyanın olağandışı girdaplarına kapılan kardeşler kendilerini tuhaf yaratıklarla dolu yeni bir dünyada bulurlar.Fantastik çocuk edebiyatının ünlü serilerinden The Spiderwick Chronicles, serüvenlerini kitap sayfalarından beyazperdeye taşıyan örneklere bir yenisini ekliyor.
Samuel Taylor'un oyunundan uyarlanan bu romantik komedide, unutulmaz Audrey Hepburn, Sabrina'ya hayat veriyor. New York'un ve aslında Amerika'nın en zengin ailelerinden Larabee'lerin şöforü Fairchild'ın (John Williams) kızı olan Sabrina, küçük yaştan itibaren savurgan davetlerin gizli şahidi olarak büyümüş ve kendisine sanki hiç yaşamıyormuş gibi davranan ailenin uçarı sosyete çapkını küçük oğlu David'e (William Holden) platonik bir aşkla bağlanmıştır. Sabrina 20 yaşına geldiğinde babası tarafından Paris'e gönderilir. Böylece hem David saplantısından kurtulacak, hem de dünyanın en ünlü aşçı okulundan mezun olacaktır. İki yıl sonra geri döndüğünde Sabrina, yaşamı ve zevklerini öğrenmiş, çekici ve 'modaya uygun' bir hanımefendi olmuştur. Sabrina'nın karşıkonulmaz zerafeti ve büyülü havası, üç kez evlenip boşanmış olan 'kadın avcısı' David'i bir kaç dakika içerisinde fetheder..
Gizemli bir yabancı at sırtında Teksas Panhandle'daki küçük bir yerleşime gelir ve küçük bir savaşa neden olur. 19. yüzyılın ortalarında geçen hikayede, toplumdaki beyaz göçmenler ile yerel Kiowa Kızılderili halkı arasında zaten bir düşmanlık hakimdir. Zachary ailesi, kendilerini bu husumetin tam ortasında bulur. Evin hanımı Matilda (Lillian Gish) bir sır saklamaktadır: evlatlık kızları Rachel (Audrey Hepburn) aslında bir Kiowa çocuğudur. Zachary ailesinin üç erkek çocuğu, aileye karşı görevleri ve Kiowa'ya karşı düşmanlıkları konusunda farklı fikirlere sahiptir. Ben (Burt Lancaster) açıkça Rachel'a aşıktır; kardeşlerden Cash (Audie Murphy) Kızılderililerden nefret eder ve en küçükleri de (Doug McClure) ihtiyaç anında ailesini korur. At sırtındaki yabancı hiç akla gelmeyen bir şey yaparak, Rachel'ın bir Kiowa olduğunu herkese söyler. Zachary ailesinin sırrı sonunda açığa çıkar ve savaş başlar.