ศิรชัช เจียรถาวร
อรรคพันธ์ นะมาตร์
Khamly Philavong
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Maybrook adlı kasabada, aynı sınıfta bulunan bir çocuk dışında tüm çocuklar, bir gece aniden kaybolur. Bu gizemli olayın ardından kasaba halkı, neyle karşı karşıya olduklarını anlamaya çalışır.
1950'lerin başında hayatını yeniden kontrol altına almaya çalışan, yeni dul kalmış bir hemşire (Demi Moore)... 1970'lerde bir aile yetiştirmeye ve kariyerini sürdürmeye çalışırken bunalan dört çocuk annesi bir kadın (Sissy Spacek)... 1990'larda, bir kadının (Cher) yardımıyla hayatlarının gidişatını değiştirecek bir karar veren genç bir öğrenci (Anne Heche)... Farklı zamanlarda aynı evde yaşayan bu kadınlar, ortak bir şeyi paylaşıyor: Plansız bir gebelikle nasıl başa çıkacaklarına dair vermeleri gereken zorlu karar.
Filme adını veren Bay Hiçkimse, 2092 yılında dünyada kalmış son ölümlü olan 117 yaşında Nemo adında bir adamdır. Ölüm döşeğindeki Nemo, genç bir çocukken bir peronda durduğunu hatırlar. Tren kalkmak üzeredir. Annesiyle birlikte mi gitmeli yoksa babasıyla mı kalmalıdır? Bu karar, sonsuz sayıda olasılığı doğuracaktır.
Fergus nikah masasında terkettiği gençlik aşkını bulmak için Londraya gelir. Yeteneksiz hırsız Eddie, nevrotik Jocelyn'e aşıktır. 50li yaşlarında Frankie ise zarif Eleanora'ya umutsuzca gönlünü kaptırır. Tek ortak noktaları ise taksi şoförü Jimmy'nin arabasıdır. Film, bir dans kulübünün çevresinde şekillenen üç farklı aşk öyküsünü ele alıyor.
Sevgililer Günü, Los Angeles'ta yaşayan bir grubun birbirine geçmiş hikayelerini konu alıyor. Kahramanlarımız, sevgililer gününün romantizmi içinde, kendi hayatlarında, o güne kadar fark etmedikleri önceliklere yer vermeleri gerektiğini görüyorlar.
Dodes'ka-den, 1970 yılı yapımı Japon sinema filmidir. Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini Japon sinemacı Akira Kurosava yapmıştır.
Binlerce yıla yayılan üç hikaye kesişiyor ve umut, bağ ve yaşam döngüsü üzerine düşünceler sunuyor.
Leo ve kızarkadaşı Louise'in aşkı bir bebek beklediklerini öğrenmeleriyle başka bir şekil alır. Louise'in hamileliği Leo'nun kendisine olan nefretini adeta tetikleyerek ilişkinin sonunun başlangıcını işaret etmektedir. Leo'nun Louise'e şiddet uygulamasıyla bebeğini kaybetmesi erkek kardeşinin korkunç intikamını ortaya çıkarır. Bleeder vurucu ve derinden etkileyici bir insanlık trajedisi...